Yargıtay Kararı 16. Ceza Dairesi 2019/3204 E. 2021/2700 K. 14.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3204
KARAR NO : 2021/2700
KARAR TARİHİ : 14.04.2021

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme
Hüküm : TCK’nın 314/3. ve 220/6. maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/2, 220/6-2. maddeleri, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi, TCK’nın 62, 53, 58/9. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Oluş, mahkeme gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre;
Sanığın izinsiz toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılarak kolluk görevlilerinin ihtarına rağmen dağılmayıp gösteri yürüyüşü sırasında terör örgütünü övücü sloganlar atan sanığın eyleminin ayrıca “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmamakla Birlikte Örgüt Adına Suç İşleme” suçunu da oluşturduğu kabul edilmiş ise de;
2911 sayılı Kanunun 32/1. maddesinde düzenlenen “Direnme” suçunun oluşabilmesi için yasadışı toplantıya katılan failin, kolluk görevlilerince yapılan ihtar ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar etmesinin gerektiği, bu bağlamda dosya içeriğinin incelenmesinde; 07.10.2014 günü saat 21:23 sıralarında Kobani Bölgesinde yaşanan olayları protesto amaçlı Aydın-Denizli devlet karayoluna yaya olarak çıkan sanığın da içerisinde bulunduğu bir grubun gerçekleştirdikleri eylem sırasında kolluk kuvvetlerince ihtar yapılmasına rağmen dağılmadığı, mahalle sakinlerinin araya girmesi sonucu basın açıklaması yapılmasına izin verilerek grubun basın açıklaması sonrasında zor kullanılmadan dağıldığı, eylemin gerçekleşme şekli itibarıyla İlk Derece Mahkemesince örgüt adına suç işleme suçuna dayanak teşkil ettiği kabul edilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen 2911 sayılı Kanunun 32. maddesinde düzenlenen “Direnme” suçunun somut olayda

oluşmadığı, ayrıca İlk Derece Mahkemesince terör örgütü adına suç işleme eylemine dayanak teşkil ettiği kabul edilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması verilen “Silahlı Terör Örgütünün Progandasını Yapmak” suçu bakımından ise; 6459 sayılı Kanunun 8. maddesi ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7. maddesine eklenen 4. fıkra hükmü uyarınca “bu maddenin 2. fıkrasında tanımlanan suçu örgüt adına işleyenler hakkında TCK’nın 220. maddesinin altıncı fıkrasında tanımlanan suçtan dolayı ceza verilemeyeceği” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında terör örgütü propagandası yapılması eyleminin de sanığın terör örgütü adına suç işleme eylemi kapsamında cezalandırılmasına dayanak teşkil etmeyeceği, ancak sabit olduğu kabul edilen eylemin suç olma özelliğini devam ettirdiği hususları gözetilerek sanık hakkında “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmamakla Birlikte Örgüt Adına Suç İşleme” suçundan CMK’nın 223/4 maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine yönelik hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
a-) Gerekçeli kararda suç adının “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmamakla Birlikte Örgüt Adına Suç İşleme” yerine “Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma” olarak gösterilmesi,
b-) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararı ile TCK’nın 53. maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, 14.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.