YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4326
KARAR NO : 2021/2711
KARAR TARİHİ : 14.04.2021
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62/1, 58/9, 53, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz başvurusuna konu İlk derece Mahkemesi hükmünün 10.03.2020 tarihinde sanık … ve sanık müdafii Av. …’nın yüzüne karşı verildiği, akabinde sanık müdafii tarafından CMK’nın 291. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal temyiz süresi içerisinde 17.03.2020 tarihli temyiz sebebi içermeyen süre tutum dilekçesi verildiği, gerekçeli kararın sanık müdafiine 19.04.2020 tarihinde e-tebligat yoluyla tebliğ edilmesine rağmen ve sanık müdafiinin CMK’nın 295. maddesinde öngörülen 7 günlük yasal süreden sonra gerekçeli temyiz dilekçesini sunduğu anlaşılmış ise de; gerekçeli kararın tebliğine dair tebligat mazbatasında CMK’nın 295/1. hükmü uyarınca “gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde gerekçeli temyiz dilekçesi verilmediği takdirde hükmün temyiz edilmemiş sayılacağına” dair meşruhatın bulunmadığı görülmekle, sonradan verilen gerekçeli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilmekle;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Burdur Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.