Yargıtay Kararı 16. Ceza Dairesi 2020/5917 E. 2021/3860 K. 10.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5917
KARAR NO : 2021/3860
KARAR TARİHİ : 10.06.2021

Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesi TCK’nın
314/2, 62, 53, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1
maddeleri gereğince verilen mahkumiyet hükmünün
kaldırılmasına yer olmadığına ve istinaf başvurusunun
esastan reddine

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-)Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.12.2014 tarih ve 2014/6-703 Esas 2014/550 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere bir hüküm bozulmakla tamamen ortadan kalkacağından; İstanbul 29.Ağır Ceza Mahkemesinin 01/03/2018 Tarih ve 2017/165 Esas, 2018/90 K. sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 20.06.2018 tarihli kararının, Dairemizin 22.11.2018 tarihli bozma ilamıyla ortadan kalkacağı gözetilerek, bozma ilamına uyulmasına karar
verilmesi karşısında, CMK’nın 280/2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi

kararının kaldırılmasına karar verilerek yeniden hüküm kurulması gerekirken bundan zühul ile usule aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesi,
2-)Bozma kararına uyulmasına rağmen; ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun vasfı açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının da temin edilememesi nazara alınarak; sanığın teknik olarak bu programı kullandığının tespiti açısından operatör kayıtları ile eşleştirmesi yapılmak üzere ByLock HIS (CGNAT) kayıtları ile IMEI ve baz bilgilerini içeren HTS kayıtlarının Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumundan temin edilerek, CGNAT kayıtları ve HTS sonuçları karşılaştırılıp belirtilen hatlar üzerinden ByLock kullanan kişinin sanık olup olmadığı doğrultusunda bilirkişiden teknik rapor alınması ve UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığının tespiti ile bulunması halinde ifadelerinin onaylı örneklerinin dosya içerisine alınması ve gerekirse bu şahısların tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması ile tüm bu delillerin duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna dair yetersiz belgelere dayanılarak eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
3-)Kabul ve uygulamaya göre de;
Önceki hükmün sanık ve müdafii tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay bozma ilamının sanık lehine olduğu gözetilmeden bozma sonrası yapılan yargılama giderinin CMK’nın 325/3. maddesine aykırı şekilde sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerle CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca, dosyanın her ne kadar 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi gereğince dava dosyasının kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi gerekmekte ise de, hukuka aykırılığın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi heyetinin verdiği hükümden kaynaklanması ve bu hukuka aykırılığın giderilmesinin ancak anılan Daire tarafından yeniden verilecek bir kararla mümkün bulunmasına nazaran, bozma kararının içeriği gözetilerek anılan Kanunun 304/2-b maddesi gereğince dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.