Yargıtay Kararı 16. Ceza Dairesi 2020/6384 E. 2020/6029 K. 07.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6384
KARAR NO : 2020/6029
KARAR TARİHİ : 07.12.2020

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütünün propagandasını yapma
Hüküm : 3713 sayılı Kanunun 7/2, TCK’nın 62, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Erteleme süresi içinde zincirleme şekilde işlenen silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçuna ilişkin suç tarihinin son paylaşımın yapıldığı tarih olan 01.02.2016 olduğu, 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin 4. fıkrasına göre bu tarihe kadar dava zamanaşımı süresinin durduğu, bu nedenle TCK’nın 66/1-e ve 67. maddeleri uyarınca inceleme tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolmamış olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1)Sanığa yüklenen suçun tarihi, işlenme yöntemi ve temel şekli itibariyle gerektirdiği cezanın süresine göre sanık hakkında 6352 sayılı Kanunun geçici 1-b maddesi uyarınca 07.03.2013 tarihinde kovuşturmanın ertelenmesine karar verildiği ve bu kararın 10.04.2013 tarihinde kesinleştiği, sanığın söz konusu bu karardaki erteleme süresi içinde 2013, 2014 2015 ve 2016 yıllarındaki çeşitli tarihlerde facebook hesabından paylaşımlar yapmak suretiyle yeni işlediği zincirleme şekilde silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçundan Mersin 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2017 tarih ve 2017/38 Esas 2017/28 Karar sayılı kararıyla mahkumiyetine dair verilen hükmün kesinleştiğinin bildirilmesi üzerine duruşma açılarak kovuşturmaya devamla hüküm tesis edilmiş ise de söz konusu kararın 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan kanuna eklenen geçici 5. maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içinde temyiz edilmiş olması karşısında hukuken kesinleşmiş bir karar niteliğinde olmadığından temyiz incelemesinin sonucu beklenerek buna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesinde zorunluluk bulunması,
2)Kabule göre de;
Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2019 tarih ve 2017/16-693 Esas 2019/352 Karar sayılı ilamındaki açıklamalar nazara alınarak; sanığın, silahlı terör örgütü PKK’nın çağrısı üzerine örgütün kurucusu Abdullah Öcalan’ın övüldüğü ibareler içeren ve halktan toplanan dilekçelerle birlikte kendisinin de imzaladığı dilekçesinin yer aldığı ve 13.08.2008 tarihli tutanağa göre de ulaştığı anlaşılan koliyi Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere 12.08.2008 tarihli tutanakta isimleri yazılı olan kişilerle beraber ilçe postanesine teslim etme şeklinde gerçekleşen eyleminin örgütün amacına hizmet eden nitelikte maddi bir fiil olması nedeniyle silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.