Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2005/13102 E. 2006/1494 K. 07.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/13102
KARAR NO : 2006/1494
KARAR TARİHİ : 07.03.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz edenlerden Ahmet Yazıcıoğlu ve arkadaşları vekili Avukat …,… mirasçıları vekili Avukat … ve Hazine vekili Avukat … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Teknik bilirkişi raporunda “A” harfiyle gösterilen 2879 metrekare miktarındaki bölüme ilişkin kararın onandığı açıklanmış, geriye kalan bölüm yönünden araştırmanın eksik olduğuna işaretle dayanılan Mayıs 1949 tarih 27, 28 ve 29 sayılı tapu kayıtlarının başka parsellere revizyon görüp görmediğinin araştırılması, görmemiş ise kayıtlara miktarınca kapsam tayin edilerek kalan kısmının mer’a olarak sınırlandırılması, kayıtlar revizyon görmüş ise artık nizalı taşınmaz içinden kapsam tayin edilemeyeceğinin dikkate alınması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parselin teknik bilirkişi raporunda “A” harfiyle gösterilen 2879 metrekare miktarındaki bölümünün … ve müşterekleri adlarına tesciline; taşınmazın geriye kalan bölümünün mer’a olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı … mirasçıları vekili Avukat … ve arkadaşları vekili Avukat … ve … vekili Avukat … tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamında belirtildiği şekilde işlem yapılıp sonucuna göre hüküm kurulmaya çalışılmış bulunmasına göre tarafların diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; kadastro hakimi doğru, gerçeğe uygun ve infaz sırasında tereddüt uyandırmayacak şekilde açık sicil oluşturmakla yükümlüdür. Sicil oluşturulurken taşınmazın kim veya kimler adına, hangi hisseler oranında tescil edileceğinin kararın hüküm fıkrasında açıkça belirtilmesi gerekir. Mahkemece taşınmazın krokide “A” harfiyle gösterilen bölümü 172.800 hisse itibar edildiği halde sonuçta 170.100 hissenin tesciline karar verilip 2700 hissenin açıkta bırakılması ve bu suretle ilamın infaz edilemez hale getirilmesi isabetsiz olup bozma nedeni ise de; bu hususun düzeltilmesi yeninden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin 12. satırındaki mirasçıları adına 14.040 hissesinin” ibaresinden sonra “…’a, 2700 hissenin” ibareleri yazılmak suretiyle ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 7.3.2006 gününde oybiliğiyle karar verildi.