YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/13303
KARAR NO : 2006/615
KARAR TARİHİ : 09.02.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
MÜDAHİL : …,…
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 6, 103 ada 9, 104 ada 2, 113 ada 21, 120 ada 28, 110 ve 144 ada 3 parsel sayılı 52786.99, 38413.12, 49642.40, 17531.38, 2389.35, 5164.93 ve 2910.95 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduklarından sözedilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacılar tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesine açılan tescil davası davaya konu parseller hakkında tutanaklarının düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Müdahiller …,…, Asliye Hukuk Mahkemesindeki yargılama sırasında 101 ada 6 parsel (… Mevki) için irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutunakları ile dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; müdahiller davasının belgesizden edinme sınırının aşılması, nedeniyle reddine; davacılar davasının kısmen kabul, kısmen reddine ve 104 ada 2, 113 ada 21, 144 ada 3 parsel sayılı ve… Mevkiindeki 2389.35 metrekare yüzölçümündeki (120 ada 28 parsel) taşınmazların tamamı ile 103 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 30.6.2005 tarihli bilirkişi raporunda “B” ile gösterilen kısmının davacılar murisi … mirasçıları; 120 ada 110 parselin gerçek hak sahibi … mirasçıları; 101 ada 6 parsel ile 103 ada 9 parselin 30.6.2005 tarihli bilirkişi raporunda “A” ile gösterilen kısmının davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi ile müdahiller …,… tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi gereğince bir şahsın aynı çalışma alanı içerisinde zilyetliğe dayanarak sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüm miktarında taşınmazı mülk edinebileceğine, hükmü temyiz eden … ve … adlarına zilyetliğe dayanılarak tesbit edilen taşınmaz miktarının 100 dönümü geçtiği mahkemece yapılan araştırmayla belirlendiğine göre adı geçen müdahillerin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Hazine’nin temyizine gelince; Mahkemece toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillere göre Hazine’nin diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, Hazine tarafından temyize konu edilen taşınmazların davacıların ortak miras bırakanı …’a ait iken ölümüyle mirasçılarına intikal ettiği, Mecit mirasçıları arasında usulüne uygun olarak yapılmış bir taksimin bulunmadığı ve mirasçıların taşınmazlar üzerindeki tasarruflarını murise izafeten yürütüldüğü anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi gereğince bir şahsın aynı çalışma alanında zilyetliğe dayanılarak edinebileceği arazi miktarı sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönümü geçemez. Muristen intikal edip davacılar adına tesbit edilen taşınmaz miktarı 100 dönüme ulaşmaktadır. Ayrıca muris adına zilyetliğe dayanılarak tesbit edilmiş taşınmaz bulunduğu da
./..
Sh:2
2005/13303-615
mahkemece yapılan araştırmayla belirlenmiştir. Muris adına tesbit edilen taşınmaz ile muristen intikal eden taşınmazlar birlikte düşünülüp zilyetliğe dayanılarak kuru toprakta 100 dönüm yerin mülk edinilebileceği nazara alınıp buna göre hüküm kurulması gerekir. Mahkemece muris adına zilyetliğe dayanılarak tesbit edilen taşınmaz miktarı nazara alınmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, Hazine’nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 9.2.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…