Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2005/13455 E. 2006/2648 K. 07.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/13455
KARAR NO : 2006/2648
KARAR TARİHİ : 07.04.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili 24.9.2004 havale tarihli dava dilekçesiyle tapu kaydına dayanarak, kadastro sonucu davalılar adına oluşan 107 ada 53 parsel sayılı tapu kaydının 1/3 payının iptaliyle adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 3402 sayılı Yasa’nın 12/son maddesi gereğince hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece kadastro tutanağının kesinleştiği tarih ile davanın açıldığı 24.9.2004 tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, bu sebeple kadastrodan önceki sebeplere dayanılarak açılan bu davanın dinlenme imkanının bulunmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş isede; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli 107 ada 53 sayılı parsel 1988 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tapu kaydına dayanılarak … ve … adlarına tespit edilmiş, tutanak 13.2.1990 tarihi ile 15.3.1990 tarihi arasında askıya çıkarılıp, taşınmaz 16.3.1990 tarihinde tapuya tescil edilmiştir. Ne varki davacı … tarafından 7.11.1990 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve tescil davasının Mahkemenin 990/116 esasına kaydedilip, bilahare aynı mahkemenin 988/26 esas, sayılı dosyası ile birleştirildiği, bu dosyanın görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine devredildiği ve Kadastro Mahkemesinin 996/49 esasına kaydedilip bu esas üzerinden yapılan yargılama sonunda; mahkemenin 22.9.1999 tarih 996/49 esas, 999/86 sayılı kararı ile diğer davaya konu pek çok parsel hakkında hüküm kurulduğu halde davaya konu 107 ada 53 sayılı parselle ilgili olarak olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmadığı, bir kısım tarafların temyizi üzerine inceleme yapan Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 1.6.2001 tarih 2001/3069-3129 sayılı kararı ile yerel mahkeme kararının bozulup mahkemesine iade olunduğu, mahkemenin 2003/1 esasına kaydedilen bu dosyanın yapılan yargılaması sonunda mahkemenin 31.3.2003 tarih 2003/1-1 sayılı kararı ile sonuçlandırıldığı, bir kısım tarafların temyizi üzerine yapılan yargıtay incelemesi sonunda kararın bozularak mahkemesine iade olunduğu ve dosyanın halen derdest bulunduğu yapılan inceleme ile anlaşılmıştır. Görüleceği üzere davacı tarafından 7.11.1990 tarihli dilekçe ile 107 ada 53 sayılı parselle ilgili olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde açılıp, Kadastro Mahkemesine aktarılan dava halen derdest bulunmaktadır. Bu durumda 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez.
Davacının incelemeye konu hükmün oluşmasına neden olan talebinin; Kadastro Mahkemesinde nazara alınmayan ve unutulan önceki talebinin nazara alınmasını ve olumlu yada olumsuz bir karar verilmesini sağlamak amacına yönelik olduğunun kabulü zorunludur. Bu durumda taşınmazın halen Kadastro Mahkemesinde davalı olduğu nazara alınarak Mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Kadastro Mahkemesine tevdiine karar verilmesi gerekir. Süresi içinde açılmış bir dava bulunduğu ve bu dava halen Kadastro Mahkemesinde derdest olduğu halde anılan yasada öngörülen sürenin geçirildiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA 7.4.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.