YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/13492
KARAR NO : 2006/476
KARAR TARİHİ : 07.02.2006
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden …,…,… vekili Avukat … ile aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Avukat … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 89 ada 3 parsel sayılı 570.15 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle davalılar adına tesbit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içerisinde taşınmazın kıyı-kenar çizgisi içinde kaldığı idiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin tesbit dışı bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davacılardan …, …,…,…,… tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı ve tescile tabi yerlerden olmadığı gerekçe gösterilmek suretiyle davanın kabulüne, tesbitin iptaline ve taşınmazın tesbit dışı bırakılmasına karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmaz 9.3.1993 tarih 4 numaralı tapu kaydı ve tedavüllerine dayanılarak arsa vasfı ile davalılar adına tesbit edilmiş, davacı … taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu ve tescile tabi bulunmadığı nedeniyle dava açmıştır. Tesbite esas olan ve davalıların dayanağını oluşturan tapu kaydı Hazine’nin de hasım olduğu Ardeşen Asliye Hukuk Mahkemesinin 971/342 esas, 977/106 karar sayılı ilamıyla oluşmuştur. Tapu kaydının oluşmasına neden olan yargılamadaki davanın tarafları, mevzuu ve hukuku sebebiyle incelemeye konu ilamın tarafları, hukuki sebebi ve davanın mevzuu birlik arzetmektedir. Bir başka ifadeyle bu dava yönünden yukarda tarih ve numarası yazılı Asliye Hukuk Mahkemesi ilamı kesin hüküm niteliği taşımaktadır. Kesin hükmün bulunduğu hallerde mahkemece uyuşmazlığın kesin hükme göre çözümlenmesi zorunludur. Kesin hükmün varlığına rağmen bir başka delile dayanılması mümkün değildir. Müşahhas olayda Asliye Hukuk Mahkemesi ilamının bu yere ait olduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. bu durumda Hazine tarafından açılan davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemece kesin hükmün varlığına rağmen idare tarafından belirlenen ve taraflar yönünden kesinlik arzetmeyen kıyı kenar çizgisine değer verilerek hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 450.00 YTL. vekalet ücretinin davacı Hazineden alınarak duruşmada kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine, 7.2.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…