YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/13641
KARAR NO : 2006/4233
KARAR TARİHİ : 06.06.2006
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 11.10.2005 … ve saatte temyiz eden gelmedi. Aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Avukat … geldi. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamlarında özetle; “Taraflardan herbir parsel için hangi tapulara dayandıkları sorulması, tapu kayıtlarının mahalline yöntemince uygulanması … Efendinin … ve yitik kişilerden olup olmadığının araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parsellerin Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … mirasçılarından … ve …, müdahiller … ve … …, …, … … mirasçıları ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacıların dayanağını oluşturan tapu kayıtlarının bir kısımının çekişmeli taşınmazlara uymadığı, bir kısmının uymuş olsa bile hukuki değerini kaybettiği ve taşınmazlar üzerinde davacı ve müdahiller yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının da gerçekleşmediği kabul edilmek suretiyle hükmün kurulmuş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmazlar yasalar gereğince Devlete intikal ettiğinden bahisle Hazine adına tesbit edilmiş, davacı ve müdahiller Temmuz 1929 tarih 15 ila 21 ve aynı kökten gelen Ekim 1947 tarih 95 ila 101 nolu tapu kayıtlarına dayanarak dava açmış ve taşınmazların kendilerine ait olduğunu ileri sürmüşlerdir. Mahkemenin celp ve tetkik edilen 1968/213 sayılı dosyasından; Ekim 1947 tarih 97 nolu tapunun anılan dosyada davalı 12, 15 ve 16 parsellere, Ekim 1947 tarih 98 ila 101 sayılı tapuların ise 11 sayılı parsele revizyon gördüğü anlaşılmaktadır. Dayanılan tapu kayıtlarının kapsamlarının doğru olarak belirlenmesi, yargılamanın daha az zamanda ve en az masraflar sürdürülüp sonuçlandırılması, davacı ve müdahillerin zilyetliklerinin değerlendirilip 3402 sayılı Yasa’nın 14.maddesindeki sınırlamanın gözardı edilmemesi için bu dosyanın mahkemenin anılan dosyası ile birleştirilmesi zorunludur. Nitekim anılan dosya ile ilgili olarak inceleme yapan Yargıtay Yüksek 7.Hukuk Dairesinin 14.2.2005 tarih 2004/3665 esas 2005/342 sayılı bozma ilamında da söz konusu dosyaların birleştirilmesi gereğine işaret olunmuştur. Mahkemece bu gereğe riayet edilmeden yargılama yapılıp sonuçlandırılması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükümn BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, 06.06.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.