Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/1012 E. 2006/4079 K. 01.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1012
KARAR NO : 2006/4079
KARAR TARİHİ : 01.06.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Tarafların dayandıkları tüm tapu kayıtlarının tedavülleri ile birlikte getirtilmesi, komşu parsel tutanak ve dayanak belgeleri getirtilerek yerel bilirkişi ve tanıklar yardımıyla mahallinde yapılan keşif ile kapsamlarının belirlenmesi, davanın sadece tapu maliklerinden Muhlis … mirasçıları tarafından açıldığı, diğer maliklerin usulüne uygun olarak yapılmış bir müdahalelerinin bulunmadığı halde tüm tapu maliklerince açılmış bir dava varmış gibi hüküm kurulmasınında usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli 266 ada 72 nolu parselle ilgili davanın kabulü ile davacılar adına hisseleri oranında tesciline, 266 ada 73 nolu parselle ilgili taleplerinin reddine karar verilmiş; daha sonra davalı …’ın tavzih isteğinin kabulü ile 266 ada 72 parselle ilgili davanın reddine, tapu kaydının davalılar adına aynen bırakılmasına karar verilmiş kısa kararda 266 ada 72 nolu parsel, 73 parsel olarak davanın kabulü şeklinde 1. bentte düzeltilmiş, ancak 2. bentde yine 266 ada 73 nolu parselle ilgili taleplerinin reddine şeklinde bırakılmıştır. Hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388. maddesinde kararın neleri ihtiva edeceği çok açık bir şekilde belirtilmiştir. Anılan Yasa’nın 388/2. bendine göre karar başlığında “tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerinin” gösterilmesi zorunludur. Birleştirilen 73 sayılı parselle ilgili davada Hazine taraf olduğu halde karar başlığında gösterilmemesi ve kararın kendisine tebliğ edilmemesi yasaya aykırıdır. Ayrıca, duruşma zaptına yazılan kısa kararla gerekçeli kararın hüküm fıkrasının aynı olması gerekir. Kısa kararla gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasındaki çelişki yargılamanın aleniliği ilkesine aykırı ve mahkemelere olan güveni sarsıcı niteliktedir. Davaya konu 73 sayılı parselle ilgili kısa karar kendi içinde çelişkili olduğu gibi, gerekçeli kararın hüküm fıkrası ile de farklılık arzetmektedir. Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına 1.6.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.