Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/1072 E. 2006/1297 K. 27.02.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1072
KARAR NO : 2006/1297
KARAR TARİHİ : 27.02.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Yargıtay bozma ilamında özetle; “Mahallinde yaşlı, tarafsız taşınmazı bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler huzuru ile keşif yapılması, dayanılan kayıtların ayrı ayrı okunup hudutlarının zeminde gösterilmesi, bilinmeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanının sağlanması, teknik bilirkişiye gösterilen hudutların harita üzerinde işaretlettirilmesi, bu suretle tapu kayıtlarının kapsamının tespit edilmesi, teknik bilirkişiye ayrıntılı kroki düzenlettirilmesi, tespite aykırı sonuca varıldığı halde tespit bilirkişileri tanık sıfatı ile dinlenip aykırılığın giderilmesi, Hazine adına tapuda kayıtlı taşınmazın zilyetlikle iktisap edilemiyeceğinin nazara alınması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişme konusu 228 ada 78 parselin 3693/5378 hissenin davacı …, 1685/5378 hissenin Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davaya konu 228 ada 78 numaralı parselin tesbitinin iptaliyle 3693/5378 hissesinin davacı … oğlu …, geri kalan 1685/5378 hissesinin ise Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Yargıtay bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Hükmüne uyulan bozma ilamında da belirtildiği üzere çekişmeli taşınmaz Temmuz 934 tarih, 17 ve 18 nolu, 10.8.959 tarih 71 nolu tapu kayıtlarına dayanılarak davacı ve davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Mahkemece tesbite esas olan tapu kayıtları mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamları belirlenmemiş, tapu kayıtlarındaki …, … tarlaları yeterli şekilde tesbit edilmeden hüküm kurulmuştur. Ayrıca, tesbite aykırı sonuca varıldığı halde tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla ve arazi başında dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmamış, tesbit tutanağında yazılı tapu kayıtlarının ne sebeple davaya konu parsele uyduğu hususunda bilgileri alınmadan hüküm kurulmuştur. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için hükmüne uyulan bozma ilamında da işaret edildiği üzere dayanılan tapu kayıtları ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup kayıtta yazılı hudutlar bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, bilinemeyen hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar haritasında işaret ettirilmeli, dayanılan her iki tapu kaydının da güney hududunun çayır okuduğu nazara alınarak kayıtlarda kuzeyde gösterilen hark ve …tarlasıyla 10.8.959 tarih 71 numaralı tapu

2006/1072-1297 S/2

kaydında doğudaki … ve batıdaki … tarlalarının neresi olduğu hususu üzerinde durulmalı, tapu kayıtlarının birbiriyle çakışıp çakışmadığı kesin olarak saptanmalı, kayıtların kapsamı belirlenirken komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılmalı, tesbite aykırı sonuca varıldığı takdirde tesbit bilirkişileri arazi başında dinlenilip özellikle tesbite esas olan tapu kayıtlarının ne suretle davaya konu parseli kapsadığı hususunda bilgileri alınmalı, teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmaması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de teknik bilirkişinin krokisinde “A” harfiyle gösterilen bölümün davacı adına, “B” harfiyle gösterilen bölümün ise Hazine ve davacı adına hisseli olarak yazılması gerekirken (tapu kayıtlarının belirlenen ve kabul edilen kapsamlarına göre) taşınmazın tamamının hisselendirilerek tescili yolunda hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırı temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 27.2.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.