Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/1121 E. 2006/1726 K. 10.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1121
KARAR NO : 2006/1726
KARAR TARİHİ : 10.03.2006

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 180 ada 1 parsel sayılı 800 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Afet Kadastro parseli olarak Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı …, 3367 sayılı Yasa gereği nizalı yerin adına tahsis edildiği iddiasına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 3402 sayılı Yasa’nın 26.maddesi uyarınca tesbit tutanağı kesinleştiğinden mahkemenin görevsizliğine, dosyanını Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu 180 ada 1 nolu parsel “25 mayıs 1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyle alınacak Tedbirlerde Yapılacak Yardımlara Dair Kanun” uyarınca yapılan kadastro sonunda Hazine adına tesbit edilmiş, davacı 3367 sayılı Yasa gereğince bu yerin adına tahsis edildiği nedenine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece tutanakların kesinleştiğinden bahisle mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş isede; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmazın tutanağının 5.10.1963 tarihinde düzenlendiği, tutanak askıya çıkarılmadan 16.10.1963 tarihinde kesinleştirip tapuya tescil edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Tutanak askıya çıkarılmadığından tutanağın kesinleştiğinden söz edilemez. Tutanak usulüne uygun şekilde kesinleştirilmeksizin tapuya tescil işleminin yapılması, tutanağın kesinleştiği anlamına da gelmez. Tutanağı kesinleşmeyen taşınmazlarla ilgili davalara Genel Hukuk Mahkemelerinde değil Kadastro Mahkemesinde bakılır. Bu nedenle tarafların iddiası ve savunmaları ile ilgili tüm delilleri toplanarak uyuşmazlığın esastan çözümlenmesi gerekirken, tutanağın kesinleştiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.3.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.