YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1222
KARAR NO : 2006/2544
KARAR TARİHİ : 04.04.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … vs. vekili Avukat … geldi. Aleyhine temyiz istenilen taraftan gelen olmadı. Gelen tarafın yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve hibe nedeniyle 114 ada 18 parsel sayılı taşınmaz …, 194 ada 7 ve 277 ada 19 parsel sayılı taşınmazlar …, 277 ada 18 parsel sayılı taşınmaz ise … adına tesbit edilmiştir. Davacı … ve arkadaşları, yasal süresi içinde taşınmazların kök muris …’den kaldığı ve taksim edilmediği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parsellerin miras payları miktarındaki hisselerinin davacılar …, …, … ve … adına, geriye kalan hisselerinin ise tesbit maliki davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı …’a ait iken ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği ve mirasçıları arasında usulüne uygun olarak yapılmış bir taksimin bulunmadığı kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş isede; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı …’a ait olduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazların kadastro tespitinden ve vefatından önce muris … tarafından oğlu …’ye bağışlanıp bağışlanmadığı konusundadır. Davada yararı bulunan … oğlu …’in dışındaki tüm bilirkişi ve tanıklar taşınmazların muris ve ilk malik … tarafından sağlığında oğlu …’a bağışlanıp teslim edildiğini ve bundan sonra taşınmazların devamlı suretle davalı tarafça kullanıldığını haber vermişlerdir. Bu durumda özellikle davalı …’nin kardeşi olup maddi olayı en iyi bilecek durumda bulunan … ve …’nin beyanları da nazara alındığında taşınmazların muris … tarafından oğlu …’ye bağışlanıp teslim edildiğinin kabulü zorunludur. Hal böyle olunca; davacıların davasının reddine, taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmesi gerekir. Mahkemece değerlendirmede hataya düşülerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 450.000.YTL. vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine, 4.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.