Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/1246 E. 2006/3034 K. 24.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1246
KARAR NO : 2006/3034
KARAR TARİHİ : 24.04.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “… ve paydaşlarının davasının esastan incelenmesi gerektiği, tanıklardan zilyetliğin olaylara dayalı olarak hangi tarihte başladığının ve ne biçimde sürdürüldüğünün sorulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parselin fen bilirkişi heyetinin 22.6.2004 havale tarihli rapor ve krokisinde “B” harfi ile gösterilen 41560.54 metrekare ve “C” harfi ile gösterilen 25.642.23 metrekarelik kısımlar ile krokide “A” harfi ile gösterilen ve aynı zamanda kırmızı renk ile boyalı 850 metrekarelik kısımlar olmak üzere toplam 68052.77 metrekarelik kısmın … oğlu … mirasçıları adlarına veraset ilamındaki payları oranında tesciline, krokide “A” harfi ile gösterilen kırmızı boyalı olmayan 7947.23 metrekarelik kısmının tesbit gibi Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … mirasçılarından … …, …, … vekili Müdahil davacı, … vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delilerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, temyiz talebinde bulunan müdahil … bakımından delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, hükmüne uyulan bozma ilamından işaret edildiği şekilde işlem yapılıp sonucuna göre hüküm kurulmuş bulunmasına göre …’in yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Hazine ve … … ile arkadaşlarının temyizine gelince; Mahkemece çekişmeli taşınmazın bir bölümünün … mirasçılarının dayanağını oluşturan tapu kaydı kapsamında kaldığı, bir bölümü üzerinde de adı geçenler yararına zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davaya konu 637 sayılı parsel dava dışı 165 numaralı parsele uygulanan kayıt miktar fazlası olduğundan bahisle Hazine adına tespit edilmiş, hükmü temyiz eden davacılar tapu kaydı ve zilyetliğe dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davacıların dayanağının oluşturan ve çekişmeli taşınmazın bir bölümüne uyduğu kabul edilen Kasım 1945 tarih 2 ve 4 numaralı tapu kayıtları ihdasından itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilip mahalline yeterli şekilde uygulanmadığı gibi, bu kaydın iptaline ilişkin olduğu anlaşılan 13.9.1949 tarih 146 esas, 12 karar sayılı ilam ve eki olan kroki de mahalline uygulanıp kapsamı belirlenmemiştir. Ayrıca arazi başında icra edilen keşifler sırasında bilgisine başvurulan yerel bilirkişi ve tanıklar, taşınmazın niteliği ve kullanımı hususunda farklı beyanlarda bulundukları halde bu beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmesine çalışılmadan hüküm kurulmuştur. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için davacıların dayanağını oluşturan Kasım 1945 tarih 2 ve 4 numaralı tapu kayıtları ihdasından itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilip dosyaya konulmalı, bu kayıtların iptaline ilişkin olduğu bildirilen yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararı ve bu kararın eki olan kroki ile tüm komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve taraf tanıkları, teknik ve uzman bilirkişiler huzuru ile keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında tespite esas olan Kasım 1945 tarih 4 numaralı tapu kaydı ile aynı tarih 2 numaralı tapu kaydı, mahkeme ilamı ve eki olan kroki yerel bilirkişiler yardımı teknik bilirkişi aracılığıyla uygulanıp kapsamı belirlenmeli, yerel bilirkişiler tarafından bilinemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, imar ihyaya konu edilip edilmediği, imar ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başladığı ve ne zaman tamamlandığı, taşınmazın kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri ile yargılama sırasında dinlenen tüm bilirkişi ve tanıklar arazi başında yüzleştirme yapılmak suretiyle dinlenilip beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiden tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının, mahkeme ilamının ve bu ilamının eki olan krokinin kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir krokili rapor alınmalı, uzman ziraat mühendisi veya mühendisler kurulundan taşınmazın niteliği ile ilgili gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, tarafların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.