Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/1274 E. 2006/1467 K. 06.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1274
KARAR NO : 2006/1467
KARAR TARİHİ : 06.03.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 104 ada 271 parsel sayılı 4345.77 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliği nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … Günek yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu ve zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacı taraf yararına gerçekleşmediği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilmek suretiyle ve ham toprak vasfıyla Hazine adına tesbit edilmiş davacı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece kadastro tesbit tutanağı ve ekleri komşu parsel bilgileri getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde keşif icra edilmiş keşif sırasında bilgisine başvurulan ziraat bilirkişisinin raporu ile kim veya kimler tarafından çekildiği ve davaya konu taşınmaza ait olup olmadığı bilinmeyen fotoğraf esas alınmak suretiyle hüküm kurulmuştur. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için taraflardan iddia ve savunmalarıyla ilgili varsa tüm delillerinin ibrazı istendikten sonra 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36. maddesi hükmü nazara alınarak keşif giderlerini yatırması için davacı tarafa süre verilmeli, verilen makul süre içerisinde davacı tarafça keşif giderleri mahkeme veznesinde depo edildiği takdirde dava konusu taşınmaz üzerinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve teknik bilirkişi huzuruyla keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında varsa yerel bilirkişiler yardımı ve teknik bilirkişi aracılığıyla tarafların dayanağı olan kayıtlar uygulanıp kapsamı belirlenmeli, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amaca uygun olup olmadığı, taşınmazın öncesinin mer’a, yaylak, kışlak ve harman yeri gibi kamu orta malı niteliği taşıyan yerlerdenbulunup bulunmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla ve gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, yerel bilirkişi ve tanık

sözlerinin zemine uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, uzman ziraat mühendisi veya mühendisler kurulundan arazinin niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, uzman bilirkişi raporunun önceki raporla çelişmesi halinde nedeni üzerinde durulup giderilmesine çalışılmalı, davaya konu taşınmaz ve çevresi mahkeme heyetince gözlemlenip taşınmazın fiziksel yapısı,meyil durumu ve komşu taşınmazlarla birlikte konumu hakkındaki edinilecek müşahade keşif tutanağına yazılmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece davacı taraf zilyetliğe dayandığı halde arazi başında usulüne uygun keşif yapılıp gösterilecek zilyetlikle ilgili taraf tanıkları dinlenilmeden ve yerel bilirkişi yardımı alınmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 6.3.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.