Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/1767 E. 2006/2112 K. 23.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1767
KARAR NO : 2006/2112
KARAR TARİHİ : 23.03.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle: “Taraflar arasındaki uyuşmazlığın temeli, taşınmazların kamu orta malı mer’a niteliği taşıyıp taşımadığı ve taşımıyorsa 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle edinme şartlarının davacı taraf yararına gerçekleşip gerçekleşmediği konusundadır. Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmenin mer’aya ilişkin olması nedeniyle mahalli bilirkişilerin usulen belirlenmesi, davacı dayanağı kayıtların usulen uygulanması, komşu parsel tutanak ve kayıtlarından yararlanılması, taşınmazın niteliği ile üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve sürenin usulen belirlenmesi, vekalet ücreti tayin ederken 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 31.maddesi hükmünün gözetilmesi ile toplanan ve toplanacak tüm deliller değerlendirilerek bir hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; sübut bulmayan davanın reddine ve çekişmeli parsellerin tespit gibi davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararlarında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, dava konusu taşınmazların üzerinde davacı taraf tarafından oluşturulmuş muhdesat bulunduğu halde muhdesatlar yönünden hüküm oluşturulmaması isabetsiz olup kararın bu nedenlerle bozulması gerekmekte ise de, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 1. fıkrasındaki “tescillerine” sözcüğünden sonra “229 ada 70 parsel üzerindeki ağaçların … kızı … ile … evlatları …’a, 229 ada 71 parsel üzerindeki ağaçların Nazmi oğlu …’a ait olduğunun tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmesine” sözcükleri yazılmak ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 23.3.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.