YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1945
KARAR NO : 2006/2559
KARAR TARİHİ : 04.04.2006
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 281 ada 4 parsel sayılı 76.05 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kayıtları nedeniyle … ve müşterekleri adına tesbit edilmiştir. Davacı … yasal süresi içerisinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın murisi … mirasçıları adına tescili istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında … ve arkadaşları miras yoluyla gelen hakka dayanarak davacının yanında davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin … mirasçıları adına tesciline karar verilniş; hüküm davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın kültür arazisi niteliğinde bulunduğu, zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacılar yararına gerçekleştiği kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş isede; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli 281 ada 4 numaralı taşınmaz kadastro tespiti sırasında Eylül 1339 tarih 12 numaralı tapudan gelme 20.4.1955 tarih 19 numaralı tapu kaydı ve tedavüllerine dayanarak … ve müşterekleri adına tespit edilmiş; davacılar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece tespite esas olan tapu kayıtları ihdasından itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtildiği halde mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, tüm komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan tapu kayıtları ihdasından itibaren tedavülleri ile birlikte getirtilmediği için uygulamada bu kayıtlardan yararlanılmamış, tespite aykırı sonuca varıldığı halde tespit bilirkişileri tanık sıfatı ile dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmamış, sadece kullanım durumu nazara alınmak sureti ile hüküm kurulmuştur. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle davaya konu taşınmaza komşu tüm parsellerin onaylı tutanak suretleri ile dayanağı olan belgeler ihdasından itibaren tedavülleri ile birlikte getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi, tanık ve teknik bilirkişi huzuru ile keşif icra edilmelidir. Arazinin başında icra edilecek keşif sırasında tespite esas olan ve yukarıda tarih ve numarası yazılı tapu kayıtları ihdasından itibaren tüm tedavülleri ile birlikte okunup, kayıtta yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişiler tarafından bilinemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği hudutlar haritasında işaret ettirilmeli ve bu suretle kaydın kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmelidir. Arazi başında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden
nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amaca uygun olup olmadığı, davacılar kullanıyor ise bu kullanmanın neye dayalı olduğu etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözlerinin zemine uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, tespite aykırı sonuca varıldığı takdirde tespit bilirkişileri tanık sıfatı ile ve gerekirse yüzleştirme yapılmak sureti ile dinlenilip, taşınmazla ilgili bilgileri alınmalı ve özellikle tutanakta yazılı tapu kayıtlarının ne sebeple taşınmazı kapsadığı hususu üzerinde durulmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir, ayrıntılı ve gerekçeli krokili rapor düzenlettirilmeli, delillerin değerlendirilmesi sırasında tespite esas olan kaydın taşınmazı kapsaması halinde kayıt malikinin ölüm tarihi ve kullanım durumu nazara alınarak kaydın hukuki kıymetini koruyup korumadığı hususu tartışılmalı, bundan sonra önceki kararın temyiz edilmemesi sureti ile oluşan kazanılmış haklarda nazara alınmak sureti ile hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 4.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.