Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/1987 E. 2006/7855 K. 07.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1987
KARAR NO : 2006/7855
KARAR TARİHİ : 07.12.2006

MAHKEMESİ : Kumluca İcra Mahkemesi

Nafaka borcunu ödememek suçunndan sanık …’ın 10 gün hafif hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Kumluca İcra Mahkemesince verilen 02.12.2004 gün ve 276-547 sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 21.10.2005 gün 6330-9440 sayılı ilamıyla “Hükmün İİK’nun 366.maddesi gereğince bozulmasına, 1412 sayılı CMUK’nun 322/1 ve 765 sayılı TCK’nun 102/6.maddeleri gereğince ortadan kaldırılmasına” karar verilmiş, Yargıtay C.Başsavcılığının itirazı üzerine, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 6.12.2005 gün ve 2005/155 sayılı kararıyla Yargıtay C.Başsavcılığının itirazının kabulüne ve Dairemizin 21.10.2005 gün ve 6330-9440 sayılı kararının kaldırılmasına temyiz incelemesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiş bulunmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre; nafaka yükümlülüğüne aykırı davranma suçu 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344.maddesinde on günden üç aya kadar hafif hapis cezası ile müeyyide altına alınmış iken 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair 5358 sayılı Kanun’un 15.maddesiyle İİK’nun 344.maddesindeki eylemin yaptırımı üç aya kadar tazyik hapsine dönüştürülmüştür. Öte yandan, suç tarihinden sonra 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’un 3.maddesi ile değişik 7.maddesinin 1.fırkrası ile “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür…” Diğer taraftan yine aynı tarihte yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 2/1-L maddesinde disiplin hapsi; “Kısmi bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan fiil dolayısıyla verilen, seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, ön ödeme uygulanamayan, ertelenemeyen ve adli sicil kayıtlarına geçirilmeyen hapis” olarak tarif edilmiştir. Bu çerçevede 5237 sayılı Türk Ceza Kunun’nun 7.maddesi gözönünde tutulmak suretiyle 5252 sayılı Kanun’un 9/3.maddesi uyarınca lehe olan kanunun tespit edilerek uygulanması gerektiği anlaşıldığından hükmün BOZULMASINA, sair işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.