Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/2094 E. 2006/4971 K. 29.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2094
KARAR NO : 2006/4971
KARAR TARİHİ : 29.06.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamlarında özetle: “235, 237 ve 243 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacılar tarafından bildirilen tüm delillerin toplanması, keşif için gerekli giderlerin ayrıntılı olarak belirtilerek yatırılması için davacılara açıklamalı davetiye tebliğ edilmesi, 194 parsel sayılı taşınmaz yönünden tespite dayanak tapu kaydının tüm tedavülleri ile getirtilmesi, sınır değişikliğinin haklı bir nedene dayanıp dayanmadığının araştırılması, tapu kaydının komşu parsel dayanağı kayıtlardan da yararlanılarak keşifte mahalli bilirkişi ve uzman bilirkişiler yardımıyla uygulanması, tapu kaydı kapsamının belirlenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak ve davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; çekişmeli 194 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi davalılar adına, 235 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi davalı Hazine adına tesciline, 224 nolu parselin komisyon kararı gibi … memurunun 25.12.1979 tarihli krokisinde belirlenen kayıt miktarı olan 29487 metrekarelik yerin 224 sayılı parsel olarak … oğlu … …, …, … … mirasçıları ve … … mirasçıları adlarına payları oranında tesciline, krokide “A” harfi ile gösterilen 151388 metrekarelik kısmın davalı Hazine adına tesciline, 237 parsel sayılı taşınmazın … bilirkişinin 17.5.2004 tarihli krokili raporunda “A” harfi ile gösterdiği 4250 ve “B” harfi ile gösterdiği 50000 metrekarelik kısımlarının ve 243 sayılı parselin “C” harfi ile gösterilen 3250 ve “D” harfi ile gösterilen 50000 metrekarelik kısımlarının … oğlu … …, …, … … mirasçıları ve … … mirasçıları adlarına payları oranında tesciline, 237 parselin “K” harfi ile gösterilen 49500 metrekare ve 243 parselin “M” harfi ile gösterilen 130750 metrekarelik kısımlarının davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı-davalı Hazine vekili ve davacı-davalı … …, … … vekili ile davalı … …, … … ve … … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacıların dayandıkları kaydın 235 sayılı parsele uymaması ve zilyetlikle mülk edinme şartlarınında gerçekleşmemesi sebebiyle davacıların 235 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu parsele yönünden ONANMASINA,
2- Mahkemece toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillere göre 224/A parselinin Hazine, parselin geri kalan kısmınında davacılar adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle Hazine ve davacıların diğer tüm 224 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak, kadastro hakimi doğru,
gerçeğe uygun ve infazda tereddüt uyandırmayacak şekilde sicil oluşturmakla yükümlüdür. Mahkemece taşınmazın davacılar adına tescile karar verilen “… memurunun 25.12.1979 tarihli krokisinde 224 parsel olarak gösterilen 29487 metrekarelik bölüm 1920 pay kabul edildiği halde sonuçta 1905 payın tesciline karar verilip 15 payın açıkta bırakılması ve bu suretle ilamın infaz edilemez hale getirilmesi doğru değildir. (mahkemece 15’erden 240 payın … çocukları adına tesciline karar verilmiş ise de … çocuğu …’ya hisse verilmediği için … mirasçıları adına tescil edilen hisse toplamı 225’te kalmaktadır.)
3- Hazinenin 237 ve 243 sayılı parsellere ilişkin temyizine gelince; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre Hazine vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, mahkemece 236 parsele uygulanan kaydın miktarının eksik hesap edildiğinden bahisle krokide (A) harfi ile gösterilen 4250 metrekarelik kısım ile 242 sayılı parsele uygulanan kaydın miktarının eksik hesap edildiğinden bahisle krokide (C) harfi ile gösterilen 3250 metrekarelik bölümlerin davacılar adına tesciline karar verilmiş ise de; bu değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Zira 236 sayılı parsele uygulanan … tapu 64 dönümdür. Dönümün 919 metrekare hesabıyla metrekareye çevrilmesi halinde taşınmazın 58816 metrekare olarak tespit edilmesi gerekir. Dava dışı 236 sayılı parsel söz konusu kayda dayanılarak davacılar adına 59730 metrekare olarak tespit edilip kesinleşmiştir. Bu itibarla 236 sayılı parselin kayıt miktarından az bir şekilde tespiti söz konusu değildir.
Dava dışı 242 sayılı parsele uygulanan tapu kaydının miktarı 48 dönümdür. Bu kaydın intikalinde miktar 44096.25 metrekare olarak yazılıdır. Taşınmaz davacılar adına 44750 metrekare olarak tespit edilip kesinleşmiştir. Bu kaydın miktarında da eksiklik söz konusu değildir. Bu itibarla mahkemece 243 parselin 4250 metrekarelik, 237 parselinde 3250 metrekarelik bölümünün ifrazı ile davacılar adına tesciline karar verilmesi doğru değildir. 237 ve 243 sayılı parsellerden 236 ve 242 sayılı parsele bitişik şekilde ifraz edilecek 50’şer dönümün davacılar adına, geri kalan bölümlerin ise davalı Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekir. Mahkemece taşınmazın miktarının hesabında hataya düşüldüğü gibi ifraz edilip davacılar adına tescil edilen bölümlerin tescilide yasaya uygun bulunmamaktadır. Kararın ikinci bendinde de izah edildiği üzere taşınmaz 1920 pay kabul edildiği halde sonuçta 1905 payın tesciline karar verilmiş, ilamın infazı imkansız hale getirilmiştir. Bu da yasaya uygun bulunmamaktadır.
4- Hazinenin 194 sayılı parsele ilişkin temyizine gelince; mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu kamu yararına tahsis edilen, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı, davalıların dayanağını oluşturan ve tespite esas olan Ağustos 1289 tarih 40 nolu tapunun sabit hudutlarla taşınmazı kapsadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Yargılamanın sağlıklı yürütülüp doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı ile davalılara (olayda adına tespit yapılanlara) duruşma gününü bildirir davetiye çıkartılıp delillerin ibrazı istenmeli, tarafların ibraz edeceği tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece adına tespit yapılan … oğlu … mirasçılarına duruşma günü bildirilmeden hüküm kurulması doğru değildir. Ayrıca mahkemece kayıtta yer … ve zeminde mevcut olduğu bildirilen … ve kuzeydeki yolların sabit nitelikte olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de bu yolların ötesinde bulunan taşınmazların onaylı tutanak suretleri ile dayanağı olan belgeler getirtilip bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmemiş, yolların … ve kuzeyinde mer’a, otlak, yaylak, harman yeri gibi kamu malı bulunması
halinde yolun sabit sınır sayılamayacağı nazara alınmadan hüküm kurulmuştur. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davanın tüm taraflarına duruşma gününü bildirir davetiye çıkartılıp varsa delillerinin ibrazı istenmeli, taşınmazın doğusundaki Lice Şosesi ile kuzeyindeki Hündüslü Yolunun ötesinde bulunan ve yola bitişik olan tüm taşınmazların onaylı tutanak suretleri ile dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi …, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, taraf tanıkları, uzman ve teknik bilirkişiler huzuru ile keşif icra olunmalıdır. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında tespite esas olan ve davalıların dayanağını oluşturan Ağustos 1289 tarih 40 numaralı tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleri okunup hudutları yerel bilirkişilere zeminde … … göstertilmeli, bilirkişilerce gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, kaydın intikalinde kayıt miktarında ve hudutlarda bir değişme olmuşsa bu değişimin nereden ileri geldiği, parselin … ve kuzeyindeki yolların ötesinde hangi nitelikte bir arazinin bulunduğu, bu yolların yer değiştirme imkanın bulunup bulunmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, tespite aykırı sonuca varıldığında tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma, inceleme ve uygulama yapılmaması isabetsiz olduğu gibi taşınmazın tamamı 1920 pay kabul edildiği halde sonuçta 1905 payın tesciline karar verilip (kararın 2.bendinde belirtildiği şekilde) 15 payın açıkta bırakılıp, ilamın infaz edilemez hale getirilmeside usul ve yasaya aykırı, temyiz itirazları yerinde bulunduğundan hükmün 2, 3 ve 4 nolu bentlerde yazılı nedenlerle BOZULMASINA, 29.6.2006 gününde oy birliği ile karar verildi.