Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/215 E. 2006/844 K. 16.02.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/215
KARAR NO : 2006/844
KARAR TARİHİ : 16.02.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında 1905, 1938, 1939, 1940, 1941, 1942, 1943, 1944, 1945, 1946, 2310, 2311 ve 2312 parsel sayılı 140.400, 3.268.000, 205.500, 1.121800, 14750, 21000, 6000, 364250, 11250, 46250, 393000, 390200, ve 303400 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 2310, 2311 ve 2312 sayılı parseller senetsizden, diğerleri tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar … ve arkadaşları adlarına tesbit edilmiştir. Sonradan ve askı ilanından önce yöntemine uygun olarak tesbit değiştirilmiş ve nizalı taşınmazlar mer’a olarak sınırlandırılmıştır. Davalıların itirazı Kadastro Komisyonunca kabul edilerek taşınmazların davalılar adına tescillerine karar verilmiştir. Davacı … Tüzel Kişiliği, tüm taşınmazlara, davacı Hazine 1941, 1942 ve 1944 nolu parseller dışındaki tüm taşınmazlara yönelik olarak mer’a, yaylak ve otlakiye olduğu zilyetlikle iktisabı mümkün olmadığına dayanarak dava açmıştır. Davalar tefrik edilmiş ve 2310, 2311, 2312 sayılı parsellerde davacı Köy Tüzel Kişiliğinin davası reddedilerek davalılar adına tesciline karar verilmiş ve kesinleşmiştir. Aynı şekilde 1941, 1942 ve 1944 sayılı parsellerin kesinleştiği ve Köy Tüzel Kişiliğininde pay satın alarak hissedar olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; 1905, 1938, 1939, 1940, 1941, 1942, 1943, 1944, 1945, 1946, 2310, 2311 ve 2312 parsel sayılı taşınmazlar ile Toprak Tevzinin verdiği parsel numaraları kadastro parseli gibi belirtilerek 34 ila 44 numaralı taşınmazların mer’a olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından ve ayrıca davacı Hazine tarafından da 2310, 2311 ve 2312 nolu parseller hakkında aleyhine verilen Kadastro Mahkemesinin 1984/168, 169 ve 170 nolu kararlarına yönelik olarak temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, temyiz eden davalı … ve müştereklerinin dayanağı oluşturan tapu kayıtlarının temyize konu 1905, 1938, 1939, 1940, 1943, 1945 ve 1946 numaralı parselleri kapsamadığı, mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi anlatımı ve uzman bilirkişi raporuyla belirlendiğine, belirtilen parsellerin kamu orta malı mer’a olup, bu tür yerlerin zilyetlikle iktisabının mümkün bulunmadığına göre; …’ın yukarda yazılı parsellere ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddiyle bu parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Davalı …’ın davaya konu 1941, 1942 ve 1944 numaralı parsellere ilişkin temyizine gelince; Temyize konu 1941, 1942 ve 1944 numaralı

./…
2006/215-844 SH.2
parsellerin tarım arazisi niteliğinde bulunduğu kabul edilmek suretiyle kadastro komisyonu tarafından davalılar adına tesbitine karar verilmiş; bu parseller aleyhine köy hükmü şahsiyeti tarafından dava açılmıştır. Söz konusu parsellere karşı Hazine tarafından açılmış bir dava bulunmadığı gibi köy hükmü şahsiyeti tarafından açılan davaya usulüne uygun olarak katılması da söz konusu değildir. … Köyü Tüzel Kişiliği tarafından söz konusu parsellerle ilgili olarak davalılar aleyhine açılan dava redle sonuçlanmış ve bu karar kesinleşmiştir. Mahkemece Hazine’nin bu parseller hakkında açılmış bir davasının bulunmadığı, köy hükmü şahsiyeti tarafından açılan davanın da redle sonuçlanıp bu kararın kesinleştiği ve davalılar adına tapu oluştuğu nazara alınmadan taşınmazların mer’a olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi açıkça yasaya aykırıdır. Bu nedenle …’ın bu parsellere ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA,
3-Hazine vekilinin 2310, 2311 ve 2312 numaralı parsellere ilişkin temyizine gelince; karar başlığında da belirtildiği üzere temyize konu bu parseller kadastro komisyonu kararıyla zilyetleri adına tesbit edilmiş köy hükmü şahsiyeti ve Hazine
tarafından mer’a olarak sınırlandırılmaları için dava açılmıştır. Yargılama sırasında bu parsellerle ilgili davalar tefrik edilip mahkemenin 984/168-169 ve 170 esasına kaydedilip Hazine’nin davada taraf olduğu gözardı edilerek yapılan yargılama sonunda Hazine aleyhine hüküm kurulmuştur. Hazinenin temyizi tefrik edilen ve Hazine’nin yokluğunda yürütülüp sonuçlandırılan dosyalarla ilgilidir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388. maddesi mahkeme kararının neleri ihtiva edeceğini etraflı bir şekilde düzenlemiştir. Anılan maddeye göre karar başlığında davanın taraflarının ve varsa davaya katılanların kimlikleriyle kanuni temsilcileri ve vekillerinin ad ve soyadlarının ve adreslerinin bulunması zorunludur. Hazine davada taraf olduğu halde mahkemenin belirtilen ilamında davacı olarak gösterilmemesi yasaya aykırı olduğu gibi Hazine’nin yokluğunda yargılama yapılıp aleyhine hüküm kurulması da usule uygun bulunmamaktadır. Bu nedenle Hazine vekilinin mahkemenin 983/110-984/169, 983/111-984/169 ve 1983/112-984/170 sayılı kararlarına ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle söz konusu hükümlerin yukarda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, 16.2.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.