YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/223
KARAR NO : 2006/3286
KARAR TARİHİ : 27.04.2006
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Keşif haritasında “B” ve “C” harfleri ile gösterilen kesimlerinin öncesinin mer’a olduğunun kabulü gerektiği, zilyetlikle kazanılamayacağından davanın reddine karar verilmesi, “A” harfi ile gösterilen kesimin önceki günlü bozma kararına konu olan mahkeme kararının dayanağını oluşturan 20.6.1998 tarihli keşif haritasında davacı … Veli’nin hak iddia ettiği alanın “C1” ve “C2″ harfleri ile gösterildiği yüzölçümü toplamı 17375 metrekare olduğu bu bölümün dışında kalan kesimlerinin mer’a olduğunun önceki kararla kesinleştiği, bu yönler gözönünde tutulmak suretiyle eksik tutanak ve belgeler getirtilerek, tesbit bilirkişilerinin tümünün dinlenilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parselin 11.4.2005 tarihli fen bilirkişi raporununda “A1” harfi ile gösterilen 10714.76 metrekare, “A2” harfi ile gösterilen 2155.81 metrekare ve “A3” harfi ile gösterilen 3035.68 metrekarelik kısmının davacı … … mirasçıları adına payları oranında tesciline, krokide “B1” harfi ile gösterilen 2137.92, “B2” harfi ile gösterilen 6557.62 metrekare yerin davacı … … adına, “C1” harfi ile gösterilen 3379.01 metrekare ve “C2” harfi ile gösterilen 13897.90 metrekare yerin davacı … … adına tesciline, geri kalan 69 hektar 5919.45 metrekarelik kısmın Hazine adına mer’a vasfı ile tesbit ve tesciline, taşınmazın mer’a özel siciline kaydedilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasa’ya uygun gerektirici nedenlere bozma doğrultusunda işlem yapılarak delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, çekişmeli taşınmazın temyize konu fen bilirkişinin 11.4.2005 tarihli krokili raporunda “C1″=3379.01 metrekare ve “C2″=13897.90 metrekare ile gösterilen bölümlerinin tarım arazisi, ikamet ve hayvan yetiştirme yeri niteliğinde bulunduğu, kamu orta malı mer’a niteliği taşımadığı zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacı … … adına gerçekleştiği doğru olarak belirlendiğine göre, davalı Hazinenin bu kısma ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddiyle bu bölümlere ilişkin hükmün ONANMASINA,
2-Davacı … …’ın dava konusu ettiği kısımlara ilişkin olarak verilen 23.10.1998 tarihli ilk kararda davacı … …’ın aynı çalışma bölgesi içinde belgesizden edindiği taşınmazların miktarının 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14/1.maddesindeki sınırlamanın üzerinde olduğu nedeniyle davasının reddine karar verilmiş ve bu karar davacı tarafından temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Mahkemece 20.9.2000 tarihli 2. kararda da davanın reddine karar verilmiş bu kararda davacı tarafından temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Kesinleşen bu husus gözönünde tutulmaksızın, taşınmazın fen bilirkişinin 11.4.2005 tarihli krokili raporunda “A1” harfi ile gösterilen 10714.76 metrekare, “A2” harfi ile gösterilen 2155.81 metrekare ve “A3” harfi ile gösterilen 3035.68 metrekarelik kısmının davacı … … mirasçıları adına tesciline karar
verilmesi doğru değildir. “A1”, “A2” ve “A3” ile gösterilen bu kısımların tesbit gibi mer’a olarak sınırlandırılması gerekir. Mahkemece önceki kararlarla kesinleşen hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usule aykırıdır.
3-Hazinenin davacı … …’la ilgili temyizine gelince; Mahkemece yargıtay bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi zorunludur. Hükmüne uyulan bozma ilamında davacı … … adına tesciline karar verilen kesimlerin 104 sayılı mer’a parselinin ortasında kaldığı, tüm çevresi mer’a ile çevrili bulunan ve bu kesimleri içerisine alan tapu ve vergi kaydıda olamayan taşınmaz kesimlerinin öncesinin mer’a olduğunun kabulü gerektiği, davanın reddine karar verilmesi gereğine değinildiği halde taşınmazın bu kez fen bilirkişinin 11.4.2005 tarihli krokili raporunda “B1” harfi ile gösterilen 2137.92 ve “B2” harfi ile gösterilen 6557.62 metrekarelik kısımlarının davacı … adına tesciline karar verilmesi isabetsizdir. Bu kısımların bir önceki bozma ilamında belirtildiği gibi davacının davasının reddi ile tesbit gibi mer’a olarak sınırlandırılması gerekir. Bozmaya uyulduğu halde bozmanın dışına çıkılarak hüküm kurulması isabetli değildir.
4-Kabule göre taşınmazın geri kalan 69 hektar 5919.45 metrekarelik kısmının Hazine adına mer’a vasfı ile tesbit ve tesciline karar verilmeside doğru değildir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16/B maddesine göre mer’a niteliğindeki yerler tescile tabi olmayıp sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekir. Mahkemenin bu hususu nazara almaması yasaya aykırıdır. Hazinenin temyiz itirazları kararın 2, 3 ve 4 nolu bentlerde yazılı nedenlerle BOZULMASINA, 27.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.