Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/2344 E. 2006/2693 K. 13.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2344
KARAR NO : 2006/2693
KARAR TARİHİ : 13.04.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 120 ada 18 parsel sayılı 200,95 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tesbit edilmiştir. 120 ada 19 parselin tespit maliklerinden Davacı …, yasal süresi içinde 120 ada 18, 19 ve 20 parsellerin bir bütünden bölünme olup miktarlarının eşit olması gerekirken 19 sayılı parselin küçük tespit edildiği iddialarına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı ve müşterekleri … mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli ve temyize konu 120 ada 18 sayılı parselin davacının miras bırakanı …’a ait iken ölümüyle mirasçılarına intikal ettiği ve mirasçılar arasında yapılmış bir taksimin bulunmadığı kabul edilmek suretiyle tesbitin iptaline ve taşınmazın … mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama yeterli olmadığı gibi değerlendirme de dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 120 ada 18, 19 ve 20 numaralı parseller irsen intikale, taksime ve zilyetliğe dayanılarak 18 numaralı parsel …, 19 numaralı parsel … ve müşterekleri, 20 numaralı parsel ise … adına tesbit edilmiş davacı 22.1.2002 tarihli dilekçeyle bu üç parselin miktarları eşit olması gerekirken bu eşitliği riayet edilmeden tesbit yapıldığını ve parsellerin eşitlenmesi gerektiğini ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece davaya konu parsellerin tutanak suretleri getirtilip dosyaya konulduğu halde taşınmazların geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, aynı bütünden bölünme ise bu bölünmenin hangi tarihte ve ne gibi esaslar gözetilmek suretiyle bölündüğü araştırılmadan hüküm kurulmuştur. Bu tür eksik ve yetersiz araştırmaya dayanılarak karar verilmesi doğru olmadığı gibi davacı parsellerin miktarlarının eşit olmadığını ileri sürerek kendi adına tesbit edilen 19 numaralı parsel miktarının diğer parsellere eşitlenmesi talebinde bulunduğu halde talebi aşılmak suretiyle temyize konu 18 numaralı parselin tesbitinin tümüyle iptaline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Doğru sonuca varılabilmesi için; davacı ile temyize konu 18 numaralı parselin maliki …’tan iddia ve savunmalarıyla ilgili tüm delilleri sorulup celbedilmeli, 120 ada 18, 19 ve 20 numaralı parselleri kenardan çevreleyen tüm taşınmazların tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve teknik bilirkişiler huzuruyla keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında tarafların dayandığı kayıtlar yerel bilirkişi yardımı ve teknik bilirkişi aracılığıyla uygulanıp kapsamı belirlenmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan temyize konu 18 numaralı parsel ile davacı ve müşterekleri adına tesbit edilen 19 numaralı parselin geçmişte bir bütün olup olmadığı, bir bütün ise kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, taksim yapılmış ise taksimin hangi tarihte ve ne gibi esaslar gözetilerek yapıldığı, taşınmazların kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, kullanmanın aynı sınırlar içerisinde olup olmadığı, bir diğer ifadeyle 18 numaralı parselin davacı taraf adına tespit edilen 19 numaralı parsel aleyhine genişleyip genişlemediği, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, tesbite aykırı sonuca varıldığı takdirde tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla ve gerekirse yüzleştirme yapılmak suretiyle dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip davacının talebi de nazara alınmak suretiyle hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 13.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.