Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/2379 E. 2006/3005 K. 24.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2379
KARAR NO : 2006/3005
KARAR TARİHİ : 24.04.2006

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 49, 50, 51, 52, 53 ve 54 parsel sayılı 2.188.33, 1.616.96, 9.182.62. 8.989.08, 3.206.60 ve 3.209.61 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içerisinde taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 101 ada 49, 50, 51, 52 parsellere ilişkin davanın kabulü ile tesbitlerinin iptaline mer’a olarak sınırlandırılmalarına, 101 ada 53 ve 54 parsellere ilişkin davanın reddine, tesbit gibi 53 parselin davalılardan … ve 54 parselin … adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili ve davalılardan …, …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli 101 ada 53 ve 54 sayılı parsellerin tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerle ilgisinin olmadığı, zilyetlikle mülk edinme şartlarının adına tescil kararı verilen davalılar yararına gerçekleştiği; 101 ada 49, 50, 51 ve 52 sayılı parsellerin kamu orta malı niteliğinde mer’a olup bu tür yerlerin zilyetlikle iktisaplarının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle yukarıda belirtilen şekilde hüküm kurulmuş isede; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Aynı çalışma alanı ve aynı adada yer alıp Hazine ve şahıslar arasında çekişmeli bulunan parsellerle ilgili olarak gerek Dairemize gelen dosyalardan gerekse bu dosyaya celbedilen komşu parsel tutanaklarından 101 adada yer alan parsellerin 4 tarafının 176 mer’a parseli ile çevrili olup 101 adada yer alan hemen tüm taşınmazların mer’adan açıldıkları iddiası ile davalı olduğu anlaşılmaktadır. Davaya konu arazilerin niteliğinin doğru olarak belirlenmesi ve bir parsel için verilecek kararın diğer parselide etkileyecek durumda bulunması nedeni ile aynı adada yer alan ve davalı bulunan tüm parsellerin dosyalarının birleştirilmesi ve yargılamanın bu şekilde yürütülmesi zorunludur. Mahkemece bu zorunlulluğa uyulmadan yargılamanın yürütülüp sonuçlandırılması doğru değildir. Öncelikle 101 adada yer alıp aynı nedenle davaya konu edilen tüm parsellerle ilgili dava dosyaları birleştirilmeli, bundan sonra tarafların dayandıkları ve dayanacakları delilleri getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız yöreği iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ile uzman bilirkişiler huzuru ile keşif icra olunmalıdır. Keşif sırasında dayanılan kayıtlar uygulanıp kapsamları belirlenmeli, usulune uygun olarak mer’a araştırması yapılmalı, dinlenecek yansız yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından arazinin niteliği, intikali ve tasarrufu ile ilgili olarak maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, uzman ziraat mühendisi veya mühendisler kurulundan taşınmazların niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece aynı adada yer alıp aynı nedenle davalı bulunan ve mer’anın ortasında yer alan tüm dava dosyaları birleştirilip, belirlenen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmesi isabetsiz, tarafların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.