Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/2405 E. 2006/2939 K. 14.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2405
KARAR NO : 2006/2939
KARAR TARİHİ : 14.04.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 164 ada 35 parsel sayılı 3583.64 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, yasal süresi içinde tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin tesbit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli parselin Hazine’nin dayandığı tapu kaydı kapsamında kaldığı, tapu kaydının oluşturulduğu tarihe kadar davalı ve bayii yararına 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 14 ve 46. maddelerindeki koşulların gerçekleştiği kabul edilerek Hazine’nin davasının reddine dair hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı Hazine, aynı tapu kaydına dayanarak çevre parsellere de dava açmıştır. Yargılamanın kısa zamanda ve en az masrafla yürütülüp sonuçlandırılması için aynı nedene dayalı Hazine’nin açtığı davaların birleştirilmesi gerekir. Taşınmazları çevreleyen komşu parsel tutanak ve dayanakları ile Toprak Komisyonu belirtmelik evrakları ve haritası celbedilmeksizin, aynı köyden dinlenen tek mahalli bilirkişi beyanına göre karar verilmesi de doğru bulunmamaktadır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için; öncelikle aynı tapu kaydına dayanılarak açılan davaları birleştirilmeli, bundan sonra davaya konu parselleri kenardan çevreleyen tüm taşınmazların onaylı tutanak suretleri ile dayanağı olan belgeler Toprak Komisyonu belirtmelik evrakları, haritası, belirtmelik evraklarında uygulanan kayıtlar getirtilmeli, taşınmazın bulunduğu yerde kadim veya tahsisli mer’a bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve aynı yöntemle seçilecek taraf tanıkları huzuruyla keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında Hazine’nin dayandığı tapu kaydı ile Toprak Komisyonu evraklarında bahsedilen kayıtlar uygulanmalı, taşınmazın evveliyatının ne olduğu, kim tarafından ne zamandan beri, ne suretle kullanıldığı, kullanımın ekonomik amaca uygun olup olmadığı belirlenmeli, bu konuda uzman ziraat bilirkişisinden taşınmazların konumu, toprak yapısı hakkında teknik bilirkişiden de uygulanan kayıtların kapsamını ve keşfi takibe imkan verir rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.