YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2587
KARAR NO : 2006/3479
KARAR TARİHİ : 04.05.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Davacılar Hazine ve … Sarıdağ’ın dayandıkları tapu kayıtlarının tüm tedavülleri ile getirtilerek yerine uygulanması, kararda davacı olarak gösterilen Eyüp Yiğittürk’ün yöntemine uygun dava açıp açmadığının araştırılması, davacı sıfatı almış ise dayandığı delillerin toplanması, dayanak tapunun haritasının uygulanma kabiliyetinin bulunup bulunmadığı, varsa taşınmazı kapsayıp kapsamadığı, komşu parsel dayanakları da getirtilerek araştırma ve uygulama yapılması, zilyetliğin başlangıcı, sürdürülüş biçimi 3402 sayılı Yasadaki sınırlamalar da dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parselin tespit gibi davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar, Hazine, … Sarıdağ ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerle ilgisinin olmadığı, tespite esas olan Mart 1951 tarih 6 nolu tapu kaydı ile 1938 tahrir yıllı 1, 2 ve 3 tahrir numaralı vergi kayıtlarının değişmez hudutlu olup davaya konu parseli kapsadığı, davacıların dayanağı olan kayıtların parsele uymadığı ve yasal olarak korunması gerekirken zilyetliklerinin de bulunmadığı kabul edilerek hüküm kurulmuş isede; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Gerek Dairemize gelen dosyalardan ve gerekse bu dosyaya celbedilen komşu parsel kayıtlarından tespite esas olan tapu ve vergi kayıtlarına dayanılarak çok sayıda parselin tespitin yapıldığı ve halen bunların büyük çoğunluğunun davalı olduğu anlaşılmaktadır. Uygulanan kayıtların kapsamlarının doğru değerlendirmesi, varsa kayıt miktar fazlası üzerindeki zilyetliğin kime ait olduğu ve iktisap şartlarının kimin yararına gerçekleştiğinin saptanması, bilirkişi ve tanıkların kayıt uygulaması ve kullanıma ilişkin sözlerinin komşu parsel kayıtları ile denetlenebilmesi için bu davaların birleştirilerek yürütülmesi zorunludur. Mahkemece bu zorunluluğun gözardı edilmesi usule aykırıdır. Hal böyle olunca öncelikle tespite esas olan tapu ve vergi kaydının revizyon gördüğü tüm parseller belirlenmeli, bunlardan davalı olanların dosyaları birleştirilip, kesinleşenlerin onaylı tutanak suretleri celbedilip dosyaya konulmalı, tespite esas olan tapu ve vergi kayıtlarının revizyon gördüğü parsellerle bu parselleri kenardan çevreleyen taşınmazları, birlikte gösterir bir harita düzenlettirilip, komşu parsellerin tutanak suretleri ile dayanağı olan belgeler celbedilip dosya ikmal edildikten sonra mahillinde keşif icra edilmelidir.
Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında tespite esas olan tapu kayıtları, davacıların dayandığı kayıtlar, vergi kayıtları ihdasından itibaren tüm tedavülleri ile okunup, kayıtlarda yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerce gösterilemiyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği hudutlar haritasında teknik bilirkişiye işaretlettirilmeli, yerel bilirkişi ve tanıklardan arazinin niteliği, intikali, kullanımı, sınırların ve komşu parsellerin taşıdığı özellik ve sınırların değişebilir nitelikte bulunup bulunmadığı konusunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, teknik bilirkişiye uygulanan tüm kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, tespite aykırı sonuca varıldığı takdirde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyle dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA 4.5.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.