Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/280 E. 2006/1288 K. 24.02.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/280
KARAR NO : 2006/1288
KARAR TARİHİ : 24.02.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında 177 ada 3 parsel sayılı 98.67 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı, taksim, satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ve su kaynağı vasfıyla davalı Köy Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, yasal süresi içinde taşınmazın özel mülkiyete konu olmayan genel su vasfında olduğuna dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin ham toprak vasfıyla Hazine adına tesciline ve üzerindeki su deposunun davalı … Tüzel kişiliği adına kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, suyun genel nitelikte olmadığının mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi anlatımı, uzman bilirkişi raporu ile belirlendiğine göre Hazine vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Davalı … Tüzel Kişiliğinin temyizine gelince; mahkemece çekişmeli taşınmaz üzerinde davalı yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşmediği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş isede; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmazın öncesinin tarım arazisi niteliğinde olduğu, taşınmaz üzerindeki davalı ve bayiinin zilyetliğinin tesbit tarihine kadar, aralıksız, çekişmesiz, malik sıfatıyle cereyan ettiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme şartlarının davalı yararına gerçekleştiği, taşınmaz üzerinde köyün içme ve kullanma suyu ile ilgili olarak yapılan çalışmalar nedeniyle ziraate ara vermenin terk anlamı taşımayacağı, aksi ispat edilemeyen tespit tutanağı, mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık anlatımları, teknik ve uzman bilirkişi raporları ile belirlenmiştir. Bu durumda mülk edinme şartlarının davalı yararına gerçekleştiğinin kabulü ile Hazinenin davasının reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemece değerlendirmede hataya düşülerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA 24.2.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.