YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3007
KARAR NO : 2006/5122
KARAR TARİHİ : 04.07.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
MÜDAHİL : HAZİNE, VS.
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden Salihkent Belediye Başkanlığı vekili Avukat … , Belediye Başkanı … , davalılar … , … ile aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Avukat … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 300 parsel sayılı 1.193.250 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kayıtları nedeniyle Münüre Bakan ve müşterekleri adına tesbit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacılar …, … …, … ,… Köyü Muhtarlığı, … ve … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, … Köyü Muhtarlığı (Sahilkent Belediye Başkanlığı), taşınmazın köy merası ve orta malı olduğuna, …,… ise tapu kayıtlarına dayanarak dava açmışlardır. Yargılama sırasında Hazine ve diğerleri davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; …,… davasının feragat nedeniyle reddine, diğer davacıların davalarının reddine, Hazine dışındaki müdahil davacıların davalarının reddine ve “300 sayılı parselin davalılar adına yapılan tesbitinin iptali ile bilirkişi raporunda “A” ve “B” harfi ile gösterilen ve 779, 780, 1064, 1566 parseller dışında kalan 713.930.03 metrekarelik kısmın Hazine adına tesciline, kadastro tesbitinden sonra 300 parselden ayrılan ve Karayolları Genel Müdürlüğü ile DSİ adına tescil edilen 779, 780, 1064, 1566 parsellerin mülkiyetinin Hazineye ait olduğunun tesbitine” karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve arkadaşları vekili ile davacılardan … … mirasçıları …, … ve … … vekili, Davacı … Başkanlığı vekili, davacılar …, … , ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz eden davalılar … ve arkadaşları, Nisan 1218 tarih 18 numaralı kayıttan gelen ve başlangıçta 350 dönüm iken 1937 yılında Tapu Komisyonu Kararı ile yüzölçümü 147 hektar 2000 metrekare olarak değiştirilen tapu kaydından ifrazen oluşan 28.12.1950 tarih 15 sıra numaralı tapu kaydı ile bu kaydın gittilerine dayanmaktadırlar. Davalı taraf herne kadar tapu kaydının güneyinin ilk kayıtlarda “Derya” okuduğunu, bu
./…
SH:2
2006/3007-5122
nedenle sınırın bu şekilde belirlenmesi gerektiğini savunmuşlar ise de tapu kayıtlarında 1324 yılından itibaren güney sınır “Sarı Su ve Kum” olarak yer almış ve yüzölçümünü artıran Tapu Komisyonu kararı ile de bu sınır değiştirilmemiş olmakla sözkonusu kayıtlar davalıları bağlamaktadır. Yine 1950 yılında kayıt maliklerinin aralarındaki anlaşmaya uygun olarak yaptıkları ifrazlar sırasında tapu kayıtlarının sınırları yeniden belirlenmiş ise de bu değişikliğin davalılar dışında 3. şahıslar için bağlayıcılığı ve hukuki değeri bulunmamaktadır. Bu itibarla tapu kaydının sınırlarının 24.09.1937 tarih 20 sıra numaralı ve Tapu Komisyonu kararı ile yüzölçümü değiştirilmek suretiyle oluşturulan kayda göre belirlenmesi ve bu kayıttan ifrazen oluşan tapu kayıtlarının kapsamının da 24.09.1937 tarih 20 sıra numaralı tapu kaydının kapsamı içinde aranması gerekir. Sözkonusu kayıtta taşınmazın güney sınırı “Sarı Su ve Kum” olarak okunmaktadır. Mahkemece mahallinde yapılan keşif ve uygulamalar, dinlenen yaşlı yerel bilirkişi beyanları ve fenni sıhhate haiz olmayan basit kroki vasfında bulunduğu anlaşılan 1937 tarihli Tapu Komisyonu haritası ve aynı tarihli orman mühendisi krokisinin beyanlarla örtüşmüş bulunması karşısında “Sarı Su”nun nizalı parselin kuzeyinde bulunan ve sonradan açıldığı anlaşılan kesikle aynı yerde bulunduğu ve bu hattın güneyinin de denize kadar kum tepeleri ile kaplı olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle, davalılar tapusunun nizalı parseli kapsadığı kabul edilemez. Kaldı ki, 24.09.1937 tarih 20 sıra numaralı tapu kaydından ifrazen oluşan tapu kayıtlarının revizyon gördüğü 2, 292 ila 299 ve 304 ila 335 sayılı parsellerin yüzölçümleri miktarı kayıt miktarının oldukça üzerindedir. Davalıların nizalı parsel üzerinde zilyetliklerinin de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle davalılar … ve arkadaşlarının temyiz itirazları yerinde değildir.
Sahilkent Belediye Başkanlığı, taşınmazın öncesinin mer’a olduğuna, kamu orta malı niteliğinde bulunduğuna dayanmaktadır. Mahkemece mahallinde yapılan keşif ve uygulamaya, alınan bilirkişi raporlarına ve dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözlerine göre nizalı taşınmazın öncesi bataklık, sazlık, kum tepeleri ve gölcüklerden ibarettir. Bu nedenlerle temyiz eden Belediye Başkanlığı’nın da temyiz itirazları yerinde değildir.
Diğer davacıların temyizlerine gelince; mahkemece mahallinde yapılan keşif ve uygulama, alınan bilirkişi raporları ile dinlenen yaşlı yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde öncesi kumluk, bataklık, sazlık olan arazinin 1950 ve 1960 yıllarından sonra imar ve ihya suretiyle zilyet edinilmeye başlandığı anlaşılmaktadır. Nitekim davacıların çoğunun dava dilekçelerindeki kendi açık beyanları da bu yöndedir. Kadastro tesbiti 1963 yılında yapılmıştır. Bu şekilde davacılar açısından 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinme süresi dolmamış olup temyiz itirazlarında isabet bulunmamaktadır.
Yukarıda belirtilen ve mahkemece gerekçeli kararda açıklanan nedenlere, mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 03.07.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.
…