Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/3024 E. 2006/4083 K. 01.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3024
KARAR NO : 2006/4083
KARAR TARİHİ : 01.06.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 122 ada 1 parsel sayılı 1174.25 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … … çocukları … … ve müşterekleri adına tesbit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde taşınmazın babası … …’… taksimen kendisine kaldığı ve üzerindeki iki katlı evi yaptığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin tesbit gibi davacı ve davalıların hisseleri oranında adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarafların … murisi …’ya ait iken ölümüyle mirasçılarına intikal ettiği ve mirasçıları arasında usulüne uygun olarak yapılmış bir taksimin bulunmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın tarafların ortak … miras bırakanı …’ya ait olduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık muris …’nın 1927 yılında vefatından sonra mirasçılar arasında usulüne uygun olara yapılmış bir taksimin bulunup bulunmadığı konusundadır. Yukarıda da ifade edildiği gibi muris … 1927 yılında vefat etmiştir. Dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar yaşları itibariyle muris’in terekesinin taksim edilip edilmediğini bilebilecek durumda bulunmamaktadırlar. Ayrıca, dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar davaya konu taşınmazın akılları erdiğinden bu yana … oğlu … ve sonrada … mirasçıları tarafından kullanıldığını haber vermişlerdir. Mahkemece … süreli nizasız kullanmanın geçerli bir taksime dayalı olup olmadığı araştırılmadığı gibi bu kullanmanın taksimin karinesi sayılıp sayılmayacağı da tartışılmamıştır. Bundan ayrı olarak yine mahkemece muris …’dan intikal eden ve mirasçıları adına tesbit edilen tüm taşınmazların tutanakları getirtilip incelenmemiş, özellikle … mirasçıları adına tesbit edilmiş gayrimenkul bulunup bulunmadığı hususu üzerinde durulmamış, taraflardan taksime ve … süreli çekişmesiz kullanmaya ilişkin bilgi alınmadan karar verilmiştir. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle taraflardan iddia ve savunmalarıyla ilgili tüm delilleri sorulup celbedilmeli, bundan sonra mahallinde taşınmazı … yaşlı ve tarafsız yerel bilirkişilerle taraf tanıkları ve teknik bilirkişi huzuruyla keşif icra olunmalıdır. Keşif sırasında davanın taraflarından muris
…’nın ölümünden sonra mallarının taksim edilip edilmediği, taksim edilmemiş ise … süreli çekişmesiz kullanmanın neye dayalı olduğu hususunda bilgi alınmalı, dinlenecek yansız yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, muris …’nın ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise kime isabet ettiği, …’a isabet etmiş ise diğer çocukları …, … ve …’ya ne verildiği, gayrimenkul verilmiş ise nereden verildiği ve akibetlerinin ne olduğu etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, gerektiğinde muristen intikal eden tüm taşınmazların tutanakları getirtilip incelenmeli, … süreli kullanmanın taksimin karinesi olduğu veya geçersiz olarak yapılan taksime icazet anlamı taşıyabileceği düşünülmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmaması isabetsiz olduğu gibi yasal bir engel bulunmadığı halde taşınmaz üzerinde kadastro tesbitinden önce davacı tarafından yapıldığı anlaşılan … muhdesat olarak gösterilebileceği hususununda nazara alınmaması da usul ve yasaya aykırı temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 1.6.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.