YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3486
KARAR NO : 2006/6328
KARAR TARİHİ : 05.10.2006
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık …’ın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337/1. maddesi uyarınca 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına dair, Konya 2. İcra Mahkemesinin 7.6.2005 tarihli ve 2005/474 esas, 2005/227 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile sanığın 200 YTL idari para cezası ile ilişkin, Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.9.2005 tarihli ve 2005/765 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, Konya 8.İcra Müdürlüğünce gönderilen örnek 163 nolu ödeme emrinin sanık vekiline 9.2.2005 tarihinde tebliğini müteakip, süresi içinde 10.2.2005 tarihinde sanık adına vekili tarafından usulüne uygun ve borca yetecek miktarda mal beyanında bulunulduğu gibi, sanık vekilinin vermiş olduğu mal beyanı dilekçesinin İcra ve İflas Kanunu’nun 74. maddesindeki koşulları taşımasa dahi borçlu asilin cezai yönden sorumlu tutulamayacağı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakaknlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 13.3.2006 gün ve 11005 sayılı Yazılı Emirlerine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 16.05.2006 gün ve 2006/57337 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 63. maddesinde vekile özel yetki verilmesini gerektiren işler sayılmıştır. Vekilin mal bildiriminde bulunabilmesi için kendisine özel yetki verilmesi zorunlu değildir. İİK’nun 74. maddesinde öngörülen biçimde vekil tarafından düzenlenen mal bildirimi geçerlidir. Ancak vekil tarafından sunulan mal beyanı dilekçesinde İİK’nun 74. maddesinde öngörülen unsurları taşımasa dahi asıl sanığın cezalandırılamayacağı dolayısıyla suçun yasal unsurları oluşmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan, Yargıtay C.Başsavcılığının yazılı … atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle ve kanuna aykırılık halinin giderilmesinin de başkaca hallinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, uygulamada birliğin sağlanması amacıyla Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.9.2005 gün ve 2005/765 müteferrik sayılı kararının bozulmasına,
Bozma üzerine 5271 sayılıCMY’nın 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Sanık …’ın beraatine 5.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.