YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3766
KARAR NO : 2006/4423
KARAR TARİHİ : 12.06.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 377 parsel sayılı 101.250 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … oğlu … ve … oğlu … adına tesbit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı Hazine vekili, taşınmaza uygulanan vergi kaydının gayrisabit hudutlu olduğu ve zilyetlikle iktisap şartlarının oluşmadığına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parselin tutanağının kesinleştiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tutanağının kesinleştiği ve sicil oluştuktan sonra 20 yılı … süre geçtiği gerekçe gösterilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Çekişmeli taşınmaz 7.6.1975 tarihinde vergi kaydı ve zilyetliğe dayanılarak … oğlu … ve … oğlu … adına tesbit edilmiş, itirazı komisyonca reddedilen Hazine, 21.3.1978 tarihinde dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; tutanakların usulüne uygun olarak tamamlanması için dosyanın Tapulama Müdürlüğüne iadesine karar verilmiş; bu karar ilgililere tebliğ edildiği halde temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Mahkemenin dosyayı Kadastro Müdürlüğüne iade etmesi üzerine 21.3.2002 tarihinde usulüne uygun olarak tutanak tanzim edilmiş ve Hazine yine yasal süresi içerisinde tesbit malikleri aleyhine dava açmıştır. Dosyanın tetkikinden de anlaşılacağı üzere 7.6.1975 tarihinde yapılan ilk tesbite karşı Hazine tarafından süresinde dava açılmış olmasına rağmen Kadastro Müdürlüğünün parsel hakkında dava bulunmadığı yönündeki yazısı üzerine tutanak kesinleştirilmiş ve taşınmaz 12.4.1979 tarihinde sicile kaydedilmiştir. Hazine’nin her iki davası da süresinde olup kayıt malikleri aleyhine açılmıştır. Tapulama Müdürlüğünün kesinleşmeyen tutanakların kesinleştiği yolundaki yazısı hukuki sonuç doğurmaz. Hazine’nin süresinde açtığı davanın görülüp sonuçlandırılması en azından olayda 3402 sayılı Yasa’nın diğer hükümleri yanında 12/son bendinde yazılı şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılıp tartışılması gerekir. Hazine tarafından süresinde dava açıldığı ve bu nedenle tutanak hukuken kesinleşmediği halde mahkemece kesinleştiği kabul edilmesi yasaya uygun bulunmadığı gibi, kabule göre de; mahkemenin görevsizliği sebebiyle davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen görevli mahkemenin gösterilmemiş bulunması da usul ve yasaya aykırı, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.6.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.