YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3955
KARAR NO : 2006/5078
KARAR TARİHİ : 30.06.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 103 ada 252 parsel sayılı 11570888.28 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ham … vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın 40000 metrekarelik bölümüne, … … 25 ve 5 dönümlük bölümlerine, diğer davacı hudutlarını dilekçesinde gösterdiği ve miktar belirtmediği bölümüne, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davacıların davalarının kabulüne ve çekişmeli parselin 12.10.2005 tarihli teknik bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen 4463.80 ve (D) harfi ile gösterilen 1825.22 metrekarelik bölümlerinin davacı … oğlu … … adına, (A) harfi ile gösterilen 8165.46 ve (B) harfi ile gösterilen 2147.77 metrekarelik bölümlerin davacı … oğlu … … adına., (E) harfi ile gösterilen 11360.54 ve (F) harfi ile gösterilen 10587.09 metrekarelik bölümlerin davacı … oğlu … … adına tescliline, taşınmazın bakiye bölümünün tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazineyi temsilen Mal Müdürü tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümlerinin tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerle ilgisinin olmadığı, zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacılar yararına gerçekleştiği mahkemece mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi anlatımı, teknik ve uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen kroki ve raporlarla belirlendiğine göre Hazinenin diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, kadastro hakimi doğru, gerçeğe uygun, infazda tereddüt uyandırmayacak şekilde açık sicil oluşturmakla yükümlüdür. Sicil oluşturulurken taşınmazın tamamının veya bir bölümünün kim veya kimler adına, hangi hisseler oranında veya ne miktarda tescil edileceğinin kararın hüküm fıkrasında açıkça belirtilmesi gerekir. Mahkemece kararın hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde davacı … …’in davasının kabulüne karar verildiği halde kararda yazılı taşınmazın … … adına tesciline karar verilmesi, yine kararın hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinde davacı … …’in davasının kabulüne karar verildiği halde kararda belirtilen taşınmazın davacı …
… adına tesciline karar verilmesi isabetsiz olup, bozma nedeni isede; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinin 7. (son) satırındaki “Halitoğlu 1933 doğumlu davacı …” ibareleri çıkarılarak yerine “… oğlu 1933 doğumlu … …” ismi yazılmak sureti ile; yine kararın hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinin 7. (son) satırındaki “… oğlu 1933 doğumlu davacı …” ibaresi çıkarılarak yerine “… oğlu 1968 doğumlu … …” ibareleri yazılmak sureti ile ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 30.6.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.