YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4147
KARAR NO : 2006/5596
KARAR TARİHİ : 18.09.2006
MAHKEMESİ : İNEGÖL İCRA MAHKEMESİ
Nafaka borcunu ödememek suçundan sanık …’nin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesi uyarınca 10 gün hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, İnegöl İcra Mahkemesinin 05.08.2004 tarih ve 2004/1420-2854 sayılı kararının infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344.maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair, aynı Mahkemenin 01.06.2005 tarihli ve 2004/1420-2854 sayılı ek kararını kapsayan dosya aleyhine Adalet Bakanlığından verilen 25.05.2006 gün ve 22140 sayılı Yazılı Emrini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 05.06.2006 gün ve 2006/120194 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi,
Tebliğnamede, dosya kapsamına göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344.maddesindeki yaptırım, tazyik hapsi olarak belirlenmiş ise de aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’la değişik 7.maddesi 1.fıkrasında, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür”şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi nazara alındığında, 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi 1.fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’un 3.maddesi ile değişik 7.maddesinin 1.fıkrası ile “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür…..”, yine 1 Haziran 2005 tarihinde kabul edilip, aynı gün mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 2004 sayılı İİK’nunda Değişiklik Yapılmasına Dair 5358 sayılı Kanun’un 7.maddesi ile İİK’nun 344.maddesindeki eylemin müeyyidesi 3 aya kadar tazyik hapsine dönüştürülmüştür. Ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi göz önünde tutulduğunda 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi sanığın lehine olduğundan aynı maddenin 1.fıkra 1.cümlesi ve 5326 sayılı Kabahatler Yasası’nın 24 ve 5252 sayılı Yasa’nın 9/3.maddalerine göre müeyyidenin İcra Mahkemescince idari para cezası olarak belirlenmesi gerekir. Mahkemece 05.08.2004 gün ve 2004/1420-2854 karar sayılı ilamı ile sanık hakkında verilen 10 gün hafif hapis cezası sanık yönünden kazanılmış hak olduğu ve yeniden tayin edilecek cezanın 10 günlük süresi geçemeyeceği nazara alınmalıdır.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının yazılı emre atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle ve kanuna aykırılık halinin giderilmesinin de başkaca hallinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, uygulamada birliğin sağlanması amacıyla Yazılı Emre dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden, İnegöl İcra Mahkemesinin 2004/1420-2854 sayılı ek kararının BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMY’nın 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Sanık …’nin 5349 sayılı Yasa ile Değişik 5252 sayılı Yasa’nın 7.,5237 sayılı TCK’nun 52/2. maddeleri dikkate alınarak 10 gün hafif hapis karşılığı idari para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen cezanın günlüğü takdiren 20.00YTL’den hesaplanarak sonuç olarak 200.00 YTL idari para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, 18.09.2006 gününde oy birliği ile karar verildi.