Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/4289 E. 2006/5229 K. 06.07.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4289
KARAR NO : 2006/5229
KARAR TARİHİ : 06.07.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
MÜDAHİL : …, … ,

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında 191 ada 7 parsel sayılı 13836.98 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Davacı tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının davasından vazgeçtiği, müdahiller yararına iktisap şartlarının oluşmadığı gerekçe gösterilmek suretiyle davanın reddine ve taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı … … 5.5.1993 tanzim ve havale tarihli dilekçe ile Asliye Hukuk Mahkemesinde müracaat ederek, dilekçede hudutları yazılı taşınmazına İlçe Kaymakamlığından aleyhine men kararı almak suretiyle müdahalede bulunan Köy Muhtarlığının müdahalesinin men’ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinde yargılamanın devam ettiği sırada taşınmazların bulunduğu çalışma alanında kadastro çalışmalarının başlaması ve tutanakların düzenlenmiş olması nedeniyle dosya kadastro mahkemesine aktarılmış ve yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlendiği şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı Eylül 1322 tarih 70 nolu tapudan gelme Ocak 1953 tarih 78 ve Mayıs 1957 tarih 125 nolu tapu kayıtları ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmıştır. Davacının dayandığı kaydın 8, 13, 14 ve 15 sayılı parsellere miktarından çok fazla bir şekilde revizyon gördüğü ve davaya konu taşınmazı kapsamadığı mahkemece yapılan araştırma ile belirlenmiştir. Bu nedenle davacının tapu kaydının bu taşınmaza ait olduğu yolundaki iddası yerinde değildir. Ancak taşınmazın öncesinin mer’a olduğundan bahisle davacı aleyhine idari
men kararı alınmış ve kararın bu parsele ait olduğu belirlenmiş ise de; mer’a konusunda yapılan araştırma yeterli bulunmamaktadır. Mer’alara ilişkin uyuşmazlıklarda yerel bilirkişilerin, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilmesi, taraf tanıklarınında aynı yönteme uygun olarak belirlenmesi gerekir. Mahkemece aynı köyde ikamet eden şahıslar arasından seçilen yerel
./…
SH:2
2006/4289-5229

bilirkişi ve tanık beyanlarına değer verilerek hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, davacının davasından vazgeçtiğinin kabulüde, davacının gerçek iradesine uygun düşmemektedir. Zira davacı 21.12.1994 tarihli dilekçesinde de açıkça belirttiği üzere taşınmazın kadastroda adına yazılacağı ve tapusunun alacağı düşüncesi ile davasından vazgeçmiştir. Gerek vazgeçmeye ilişkin dilekçe ve gerekse bu dilekçeden sonra 27.12.1994 tarihli oturumdaki beyanı birlikte değerlendirildiğinde; vazgeçmenin hakkın özüne yönelik olmayıp, davayı takipten vazgeçildiği açıkça anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına uygun düşmeyen değerlendirmeye ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları, uzman ziraat mühendisleri kurulu, idari tahkikat sırasında bilgisine başvurulan muhtar, ihtiyar heyeti üyeleri ve tanıklar huzuru ile keşif icra olunmalıdır. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yansız yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve idari tahkikat evrakında ismi bulunan tüm tanıklardan ayrı ayrı taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amaca uygun olup olmadığı, taşınmazın öncesinin kamu orta malı mer’a niteliği taşıyıp taşımadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında aykırılık bulunduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmesine çalışılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, uzman ziraat bilirkişileri kurulundan taşınmazın niteliği ile ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 6.7.2006 gününde oy birliği ile karar verildi.