YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/457
KARAR NO : 2006/1020
KARAR TARİHİ : 17.02.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAHİLİ DAVALI : …
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 164 ada 1, 2, 3 ve 4 parsel sayılı 1.668, 1.668, 3723 ve 4508 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 164 ada 1, 3, 4 parseller kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tesbit malikleri adına, 164 ada 2 parsel Hazine yeri olması nedeni ile davacı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli parsellerden 164 ada 1 parselin 2000 metrekare, 164 ada 2 parselin 1792 metrekare olarak tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davaya konu 164 ada 1 ve 2 sayılı parsellere ait yenileme tutanaklarının iptaline, dengeleme yapılmak suretiyle belirlenen miktarları esas alınarak 1 nolu parselin 2000 metrekare, 2 nolu parselin ise 1792 metrekare miktarı ile tapuya tesciline karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece yenileme çalışmalarının yalnız teknik çalışmaları kapsayacağı, yenileme kadastrosu ile mülkiyet uyuşmazlıklarının inceleme konusu yapılamayacağı, dengeleme işleminin ancak bidayet kadastrosu ile oluşturulan sınırlarının tespit edilememesi halinde yapılabileceği nazara alınmadan hüküm kurulmuştur. Yenileme işlemine esas olan 2859 sayılı Kanunu’nun 4.maddesinde “yenileme yalnız teknik çalışmaları kapsar. Tapu siciline geçmiş veya geçmemiş mülkiyet ve mülkiyete ilişkin haklar inceleme konusu yapılamaz. Yenileme işlemi sırasında ilk kadastro ve tapulamanın tahdit ve tespit ettiği parsel sınırlarına itibar oluşması esas alınır. Parselin zemindeki sınırları değişmemiş ise ölçümleme sonunda yeni bulunan değerler aynen kabul edilir. Parselin zemindeki sınırları değişmiş veya isabetsiz ise ilk kadastro veya tapulamanın pafta ve fenni belgelerinden yararlanarak sınırlar tespit edilir. Parsel sınırlarının tespit edilememesi halinde yol, dere ve benzeri tabii ve suni tesislerle çevrili parseller topluluğu bir bütün olarak ele alınır. Bu topluluk içindeki parsellerin konusu dikkate alınarak yüzölçümü farklılıkları her bir parselin sicilindeki yüzölçümü ile orantılı olarak bütün parsellere dağıtılmak suretiyle dengelenir….” hükmü yeralmış bulunmamaktadır. Yasanın amir hükmüne göre öncelikle ilk kadastro paftası yerel bilirkişiler yardımı ve uzman bilirkişi aracılığı ile uygulanıp yenileme parselinin sınırları belirlenmeye çalışılmalı, sınırların değişip değişmediği, hususunda bilirkişi ve tanıklardan bilgi alınmalı, sınırlarda değişme bulunmadığı takdirde eski sınırlara itibar olunmalıdır. Mahkemece bidayet kadastrosu sırasında belirlenen sınırların değişip değişmediği, parsel sınırlarının tespit edilip edilmediği araştırılmadan dengeleme yapılmak suretiyle
…/.
SH:2
2006/457-1020
parsellerin miktarlarının belirlenmeye çalışılması doğru olmadığı gibi, ilk kadastro sırasında tespit dışı bırakılan alanın parsellere katılmak suretiyle hüküm oluşturulmasıda isabetli değildir. Tespit dışı bırakılan yerler yenileme kadastrosu ile parsele katılmakla açıkça mülkiyet uyuşmazlığı yaratılmış, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17.maddesindeki şartların gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda denetim imkanı sağlanmadan malik belirlenmiştir. Yapılan işlem açıkça Yasa’nın amacına aykırı bulunmaktadır. Mahkemenin bu hususları nazara alınmadan hüküm kurması doğru bulunmadığı gibi, davaya konu 164 ada 3 ve 4 sayılı parseller hakkında olumlu yada olumsuz karar verilmemiş bulunmasıda usul ve yasaya aykırı, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.2.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.
…