Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/4625 E. 2006/8340 K. 27.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4625
KARAR NO : 2006/8340
KARAR TARİHİ : 27.12.2006

MAHKEMESİ : Karacabey İcra Mahkemesi

Hükmen teslim edilen taşınmaza yeniden el atmak suçundan sanıklar … ve …’ın TCK’nun 309/1, 59, 647 sayılı Kanun’un 4, 6 maddeleri gereğince ayrı ayrı 577.850.000.TL. Ağır para cezası ile cezalandırılmalarına ve cezaların ertelenmesine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanıklar vekili tarafından temyiz edildiğinden Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanıkların savunmaları, yapılan keşif, dinlenen mahalli bilirkişi beyanından sanıkların atılı suçu işlediklerine dair yeterli ve inandırıcı delil elde edilememiş olması karşısında suçun oluşabilmesi için taşınmazın tesliminden sonra sanıkların zapt ve işgal kastıyla el attıklarına ilişkin varsa tanıklar dinlenip dosyadaki diğer kanıtlarda değerlendirildikten sonra bir karar verilmesi gerekirken yetersiz delille yazılı biçimde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
1- Gerekçeli kararda sanıklardan … hakkında infazda tereddüt yaratacak şekilde iki kez hüküm kurulması,
2- 5335 sayılı Kanun’un 22. maddesi ile 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyetinin Para Birimi Hakkındaki Kanun’un 2. maddesine eklenen “İlgili kanunları gereğince uygulanacak adli ve idari para cezalarının hesaplanmasında ve ödenmesinde bir Yeni Türk Lirasının (1 YTL) altında kalan tutarlar dikkate alınmaz” şeklindeki düzenlemenin sanık lehinde olması karşısında Türk Lirası üzerinden verilen cezalarda bir milyon liranın (1.000.000.TL) altındaki tutarların hesaba katılmayacağının gözetilmemesi,
3- 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5/1.maddesi uyarınca ağır para cezalarının adli para cezasına dönüştürüldüğü dikkate alınmadan adli para cezası yerine ağır para cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, dosyanın Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.