YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/465
KARAR NO : 2006/1278
KARAR TARİHİ : 24.02.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVACI-DAVALI : … Mirasçıları
DAVALI-DAVACI : Hazine, … vs.
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 212 ada 336, 337, 338 ve 344 parsel sayılı 4181, 2058.05, 1599.42 ve 789.49 metrekare yüzölçümündeki taşınmazların tespiti sırasında uyuşmazlık çıktığından, konu Kadastro Komisyonuna intikal etmiş, Kadastro Komisyonunca yetkisizlik kararı verilerek tutanak ve ekleri Kadastro Mahkemesine atarılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; çekişmeli 212 ada 338 parselin … … …, 212 ada 344 parselin … …, 212 ada 336 parselin 500/4181.40 hissesinin … …, 3681.40/4181.40 hissesinin … mirasçıları adına, 212 ada 337 parselin 1000/2057.90 hissesinin … …, 1000/2057,90 hissesinin …, kalan 57.90/2057.90 hissesinin … mirasçıları adına veraset ilamındaki payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazineyi temsilen Mal Müdürü tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava ve temyize konu 212 ada 338 ve 344 numaralı parseller üzerinde adına tescil kararı verilenler yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi, tanık anlatımı, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen kroki ve raporla belirlendiğine göre Hazine temsilcisinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile 212 ada 338 ve 344 sayılı parsellerle ilgili hükmün ONANMASINA,
2-Hazine temsilcisinin 212 ada 336 ve 337 sayılı parsellere ilişkin temyizine gelince; mahkemece toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillere göre Hazine temsilcisinin diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, Kadastro Hakimi, doğru, gerçeğe uygun, infaz sırasında tereddüt uyandırmıyacak şekilde sicil oluşturmakla yükümlüdür. Sicil oluşturulurken taşınmazın kim veya kimler adına hangi hisseler oranında tescil edileceği kararın hüküm fıkrasında açıkca belirtilmelidir. Mahkemece, bu iki parselle ilgili sicil oluşturulurken hissedarların hisselerinin ayrı ayrı gösterilmemesi, kararın eki olmayan veraset ilamına atıfta bulunulması, pay ve paydada eşitlik sağlanmayıp ilamın infaz edilemez hale getirilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.2.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.