Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/4653 E. 2006/8023 K. 18.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4653
KARAR NO : 2006/8023
KARAR TARİHİ : 18.12.2006

MAHKEMESİ : … İcra Mahkemesi

Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık …’ın’ın 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337/1., 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 7/1. maddeleri uyarınca 200 Yeni Türk Lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına dair, … İcra Mahkemesinin 15.6.2005 tarihli ve 2005/57-107 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi,
Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 195/1. maddesinde “suç yalnız veya birlikte adli para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hallerde sanığa gönderilecek davetiye ile gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır” denmesi karşısında, 11.5.2005 tarihli oturum sonunda duruşmanın 6.7.2005 tarihine bırakılmasına karar verildiği halde, 15.6.2005 tarihinde duruşma açılarak, sanığın yokluğunda hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasında isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 27.6.2006 gün ve 29013 sayılı Yazılı Emirlerine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 10.7.2006 gün ve 2006/155003 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, … İcra Mahkemesince 11.5.2005 tarihli oturum sonunda duruşmanın 6.7.2005 tarihine bırakılmasına karar verilmesine rağmen, müşteki vekilinin talebi üzerine sanığa meşruatlı davetiye çıkarılmadan duruşmanın 15.6.2005 tarihine alınmasına karar verilip, duruşmanın yapılması ve kararın verilmesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 195/1. maddesinde düzenlenmiş olan “suç yalnız veya birlikte adli para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hallerde sanığa gönderilecek davetiye ile gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır” şeklindeki hükmü karşısında, sanığın yokluğunda 15.6.2005 tarihinde duruşma açılarak hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması isabetsizdir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcığınının yazılı emre atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle ve kanuna aykırılığın giderilmesinin de başkaca çözümünün mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, uygulamada birliğin sağlanması amacıyla … İcra Mahkemesinin 15.6.2005 gün ve 2005/57-107 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE 18.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.