Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/4661 E. 2006/8019 K. 18.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4661
KARAR NO : 2006/8019
KARAR TARİHİ : 18.12.2006

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık …’nun 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337/1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 7/1. maddeleri uyarınca 200 Yeni Türk Lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına dair, … İcra Mahkemesinin 15.6.2005 tarihli ve 2005/129-220 sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair … Ağır Ceza Mahkemesinin 26.7.2005 tarih 2005/258 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi,
Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 195/1. maddesinde “suç yalnız veya birlikte adli para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hallerde sanığa gönderilecek davetiye ile gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır” denmesi karşısında, 9.5.2005 tarihli oturum sonunda duruşmanın 6.7.2005 tarihine bırakılmasına karar verildiği halde, 15.6.2005 tarihinde duruşma açılarak, sanığın yokluğunda hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, kabule görede; 4.5.2005 tarihli şikayet dilekçesiyle sanığın gerçeğe aykırı mal beyanında bulunmamak suçundan dolayı cezalandırılması talep edildiği helde dosya kapsamına aykırı olarak mal beyanında bulunmamak suçundan yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 30.6.2006 gün ve 30157 sayılı Yazılı Emirlerine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 10.7.2006 gün ve 2006/160083 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 195/1. maddesinde düzenlenmiş olan, “suç yalnız veya birlikte adli para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hallerde sanığa gönderilecek davetiye ile gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır” şeklindeki hükmü karşısında, … İcra Mahkemesince 9.5.2005 tarihli oturum sonunda duruşmanın 6.7.2005 tarihine bırakılmasına karar verilmesine rağmen, müşteki vekilinin talebi üzerine sanığa meşruatlı davetiye çıkarılmadan duruşmanın 15.6.2005 tarihine alınmasına karar verilip, sanığın yokluğunda anılan tarihte duruşma açılarak hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı gözetilmeyerek, itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Öte yandan, Ceza Genel Kurulu’nun 13.6.2006 gün ve 2006/10-151-157 sayılı kararında da belirtildiği üzere, öğretici ve yol gösterici niteliği gereği temyiz denetimi sırasında uygulanan “kabule göre bozma ” yöntemine istinai ve olağanüstü bir yol olan yasa yararına bozma istemi üzerine yapılan incelemede uygulanamayacağından tebliğnamedeki bu doğrultudaki düşüncenin tartışılmasında hukuki yarar görülmemiştir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcığınının yazılı emre atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle ve kanuna aykırılığın giderilmesinin de başkaca çözümünün mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, uygulamada birliğin sağlanması amacıyla … Ağır Ceza Mahkemesinin 26.7.2005 gün ve 2005/258 müteferrik sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, hükümlü hakkında cezanın çektirilmemesine, sair işlemlerin mahallinde ifasına, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE 18.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.