YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4854
KARAR NO : 2006/8311
KARAR TARİHİ : 27.12.2006
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Yargıtay C.Başsavcılığı 26.7.2006 tarih ve 2005/218026 sayılı yazılarıyla Dairemizce verilen 2006/410-5170 sayılı ilamımızda taahhüdü ihlal eylemine ilişkin … 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 4.7.2005 gün ve 2005/490 müteferrik sayılı kararının maddi yanılgı sonucu 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 340.maddesi yerine aynı Kanun’un 337.maddesi ve bu maddedeki fiilin cezası yazılarak bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla, ilamın özgün karara göre kontrol edilmesi ve maddi hatanın giderilmesi talep edilmiştir. Yapılan incelemede talep yerinde görülmekle Dairemizin 2006/410-5170 sayılı ilamının özgün kararla kontrolü sonucunda maddi hatanın giderilerek ilamın aşağıdaki şekilde düzeltilmesine karar verildi.
Taahhüdü ihlal suçundan sanık … hakkındaki yargılama sırasında, eylemin yaptırımının 5252 sayılı Kanun’la değişik 7/1 ve 4. maddeleri uyarınca idari para cezasına dönüştürüldüğü ve bu cezanın Cumhuriyet Savcılığınca verilmesi gerektiğinden bahisle, dosyanın yetkili ve görevli … Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine dair, … 6. İcra Mahkemesinin 16.6.2005 tarihli ve 2005/1356-2005/1359 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.07.2005 tarihli ve 2005/490 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanunla değişik 7.maddesi 1.fıkrasında, Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür” hükmüne yer verildiği, yine 01.06.2005 tarihli Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda bir kısım suçların cezai yaptırımı disiplin hapsine, 340.maddesinden kaynaklanan eylemlerin yaptırımı ise tazyik hapsine dönüştürülmüş olması sebebiyle, 5326 sayılı Kabahatlar Kanunu’nun 24, 5252 sayılı Kanun’un 9/3 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2.maddeleri hükümleri gözetilmek suretiyle öncelikle lehe olan kanunun tespit edilerek mahkemesince bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın 5172 sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 13.12.2005 gün ve 53016 sayılı Yazılı Emirlerine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 03.01.2005 gün ve Y.E.2006/218026 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, suç tarihinden sonra, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile değişik 7.maddesinin 1.fıkrası ile “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür………….”, Yine 1 Haziran 2005 tarihinde kabul edilip, aynı gün Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 2004 sayılı İİK.nunda Değişiklik Yapılmasına Dair 5358 sayılı Kanun’un 11.maddesi ile İİK’nun 340.maddesindeki eylemin müeyyidesi 3 aya kadar tazyik hapsine dönüştürülmüştür. Ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi göz önünde tutulduğunda 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi sanığın lehine olduğundan aynı maddenin 1.fıkra 1.cümlesi ve 5326 sayılı Kabahatler Yasası’nın 24.ve 5252 sayılı Yasa’nın 9/3.maddelerine göre müeyyidenin İcra Mahkemesince idari para cezası olarak belirlenmesi gerekir
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının Yazılı Emre atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle ve Kanun’a aykırılığın giderilmesinin de başkaca çözümünün mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, uygulamada birliğin sağlanması amacıyla … 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 08.07.2005 gün ve 2005/490 müteferrik sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde ifasına, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.