YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4934
KARAR NO : 2006/5913
KARAR TARİHİ : 22.09.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 116 ada 7, 8, 9, ve 10 parsel sayılı 2471.53, 1592.34, 1224.95, 1116.84 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 7 nolu parsel davalılardan …, 8 nolu parsel …, 9 nolu parsel davacı … ve 10 nolu parsel de dava dışı … adına tesbit edilmiştir. Davacı, davalılarla kardeş olduğunu ve çekişmeli taşınmazların kendilerine babalarından intikal etmiş olup mirasçılara yüzölçümü olarak eşit miktarda yer düştüğünü, ancak; kadastro tesbiti sırasında davalılara miktar olarak fazla yer tesbit edildiğini iddia ederek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerin davacı ve davalılar ile dava dışı … adına eşit paylı olarak tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının davasının kabulüne, 116 ada 7, 8, 9 ve 10 sayılı parsellerin tesbitlerinin iptaline, taşınmazların tamamı 4 pay kabul edilerek eşit hisseler halinde Kamil çocukları …, …, … ve … adlarına tapuya tesciline karar verilmiş ise de; yapılan araştırma yetersiz değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli 116 ada 7, 8, 9 ve 10 sayılı parseller irsen intikale ve taksime dayanılarak 7 nolu parsel …, 8 nolu parsel … , 9 nolu parsel … , 10 nolu parsel … adına tesbit edilmiştir. 116 ada 9 sayılı parselin maliki … 11.4.2005 tarihli dilekçe ile 7, 8, 9 ve 10 sayılı parsellerin temelde tek parsel olup murisine ait iken, murisin ölümü ile mirasçılarına kaldığını, mirasçıları arasında yapılan taksimde miktarları eşit olacak şekilde 7 nolu parselin …, 8 nolu parselin …, 9 nolu parselin …, 10 nolu parselin …’a intikal ettiğini, taksimde taşınmazların miktarları eşit olduğu halde kadastro tesbiti sırasında miktarın eşitliğinin nazara alınmadığını ileri sürerek parsel miktarlarının mahkeme aracılığı ile eşitlenmesini istemiştir. Mahkemece dava dilekçesinde 10 nolu parsel davalı gösterildiği halde, bu parselin maliki davaya çağrılıp delilleri sorulmadan anılan parselin tesbitinin iptali yoluna gidilmiştir. Dilekçede parsel nosu yazıldığına ve açıklamada bu parsel malikinin … olduğu bildirildiğine göre, …’ın davalı olduğu kabul edilip duruşmaya çağrılması, ibraz edeceği deliller bildirildikten sonra değerlendirme yapılıp sonucuna görere karar verilmesi gerekir. Tesbit malikinin yokluğunda yargılama yapılıp sonuçlandırılması ve sonuçta tesbitin iptaline karar verilmesi yasaya ugun bulunmamaktadır. Dosyanın tetkikinden de anlaşılacağı üzere davacının talebi parsellerin tesbitte bozulan miktar eşitliğinin düzeltilmesine yöneliktir. Bir başka ifade ile taraflar arasındaki uyuşmazlık sınır uyuşmazlığıdır. Mahkemece uyuşmazlığın özü ve davacının talebi göz ardı edilerek tüm parsellerin tesbitlerinin iptaline ve müstakil mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürülmesine karar verilmesi de doğru bulunmamaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için; 10 sayılı parsel maliki de davaya çağrılıp, tüm taraflardan iddia ve savunmaları ile ilgili delilleri istenilip gerekli değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.9.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.