Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/5125 E. 2006/8429 K. 29.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5125
KARAR NO : 2006/8429
KARAR TARİHİ : 29.12.2006

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Yedieminlik görevini suistimal suçundan sanıklar … ve … haklarında yapılan yargılama sırasında 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 336/a maddesinin yürürlükten kaldırıldığı ve bu suça bakma görevinin Sulh Ceza Mahkemesine ait olduğu, davanın şikayet yoluyla açılması sebebiyle önceden düzenlenmiş iddianame bulunmadığından bahisle mahkemenin görevsizliğine, sanık hakkında iddianame ile dava açılmak üzere dosyanın C.Başsavcılığına gönderilmesine dair, … 1. İcra Mahkemesinin 28/12/2005 tarihli ve 2005/1389-2715 sayılı kararına vaki itirazın reddine dair … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/2/2006 tarih 2006/120 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi,
Dosya kapsamına göre, yedieminlik görevini suistimal suçu 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 336/a maddesinde 2 aydan 6 aya kadar hafif hapis cezası ile cezalandırılması şeklinde belirlenmişken, 1 Haziran 2005 tarihli mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 2004 sayılı İİK.nunda Değişiklik Yapılmasına Dair 5358 sayılı Kanun’un 23.maddesi ile mülga edilmekle birlikte aynı tarihte yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 289.maddesinde düzenlendiği ve eylemin yaptırımının 3 aydan 2 yıla kadar hapis ve 3000 güne kadar adli para cezası olarak öngörüldüğü, öte yandan yine 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 7.maddesi 1.fıkrasına göre “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür” hükmüyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi dikkate alındığında 5349 sayılı Kanun ile değişik 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi sanıklar lehine olduğundan aynı maddenin 1.fıkra 1.cümlesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52.maddesi uyarınca 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 24. ve 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddelerine göre müeyyidenin İcra Mahkemesince idari para cezası olarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 14/07/2006 gün ve 32871 sayılı Yazılı Emirlerine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 11/08/2006 gün ve Y.E.2006/172490 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yedieminlik görevini suistimal suçu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 336/a maddesinde 2 aydan 6 aya kadar hafif hapis cezası ile müeyyide altına alınmış iken,
1 Haziran 2005 tarihli mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 2004 sayılı İİK.nunda Değişiklik Yapılmasına Dair 5358 sayılı Kanun’un 23.maddesi ile mülga edilmekle birlikte, aynı tarihte yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 289.maddesinde düzenlendiği ve eylemin yaptırımının 3 aydan 2 yıla kadar hapis ve 3000 güne kadar adli para cezası olarak öngörülmüştür.
Mahkemece durma kararı verilerek iddianame tanzimi için dosyanın C.Başsavcılığına gönderilmesi uygun olmakla birlikte, Sulh Ceza Mahkemesinin vazifesine girdiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmesi hatalı olmuştur. Zira yine 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 7.maddesinin 1.fıkrasına göre “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür” hükmü ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi dikkate alındığında suç tarihi itibariyle uygulanması gereken 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 336/a maddesinde düzenlenen 2 aydan 6 aya kadar hafif hapis cezası yaptırımı sanığın lehinedir. Lehe olan hüküm, 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesinde de belirtildiği üzere, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenecektir. Bu durumda lehe olan hüküm 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 336/a maddesi olup, bu hüküm de İcra Mahkemesinin görevi içerisinde bulunduğuna göre, verilen görevsizlik kararının hatalı olduğu gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının düzenlediği tebliğname yerinde olduğundan … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/2/2006 gün ve 2006/120 değişik iş sayılı kararının BOZULMASINA, sair işlemlerin mahallinde ifasına, dosyanın mahkemesine iadesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.