YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5179
KARAR NO : 2006/6686
KARAR TARİHİ : 19.10.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle: “Taraflar arasında dava konusu taşınmazların ortak muristen kaldığı hususunda uyuşmazlık olmadığı; uyuşmazlığı, murisin ölümünden sonra terekesinin paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşım varsa dava konusu taşınmazların kime isabet ettiği yönlerine ilişkin olduğu; paylaşıma dayanan tarafın paylaşımın varlığını, tarihini, paylaşıma bütün paydaşların veya yetkili temsilcilerinin katıldıklarını, paylaşımda paydaşlara verilen paylar ile bunların akibetlerini kanıtlamakla yükümlü oldukları; Kadastro Kanunu’nun 15.maddesi uyarınca harici paşlaşımın belgelerle, bilirkişi ve tanık beyanları ile kanıtlanabileceği; açıklandığı şekilde usulen araştırma yapılarak toplanan ve toplanacak tüm deliller gözetilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonuda, davacının 3.4.1998 tarihli oturumda davalarından şartsız vazgeçmiş olması nedeniyle davanın reddine ve dava konusu taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 3.4.1998 tarihli oturumda hiç bir şarta bağlı olmaksızın davaya konu tüm parsellerle ilgili davasından feragat etmiş ve feragata ilişkin beyanı usulüne uygun olarak belgelendirilmiştir. Feragat kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Feragat sebebiyle davanın reddine, taşınmazların tesbit gibi tesciline karar verilmesi gerekir. Mahkemenin 14.09.2001 tarih 1998/42 esas, 2001/13 karar sayılı davanın reddine ilişkin kararı Dairemizin 14.02.2002 tarih 2002/1345-1134 sayılı ilamı ile araştırmaya yönelik olarak bozulmuş ise de; bu bozma davadan feragatın gözardı edilmiş olması ve irdelenmemiş bulunması sebebiyle maddi hataya dayalı olup usul ve yasaya aykırıdır. Usul ve yasaya açıkça aykırı olan bozma ilamına uyulması taraflar yararına usuli müktesep hak oluşturmaz. Bu nedenlerle ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Yasa’ya uygun hükmün ONANMASINA, 19.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.