Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/532 E. 2006/820 K. 16.02.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/532
KARAR NO : 2006/820
KARAR TARİHİ : 16.02.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
MÜDAHİL : …

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Yargıtay bozma ilamında özetle: “Dava konusu 8 numaralı parselin köy boşluğu niteliğinde olduğu ve Köy Hükmü Şahsiyetinin iktisabı sağlar nitelikte zilyetliğinin bulunmadığı dinlenen bilirkişi beyanlarından anlaşıldığına ve köy boşluklarının mülkiyeti Hazine’ye ait olduğuna göre bu parselin Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Bozma sonrası … vekili, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parselin müdahil murisi …mirasçıları adına miras payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ile davalı … temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, … Köyü Tüzel Kişiliği yönünden hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında işaret edildiği şekilde işlem yapılıp sonucuna göre hüküm kurulmuş bulunmasına, taşınmaz üzerinde … Köyü Tüzel Kişiliği yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşmediğinin belirlenmiş olmasına göre … Köyü temsilcisinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Hazine’nin temyizine gelince; Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, zilyetlikle mülk edinme şartlarının adına tescil kararı verilen müdahiller yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmazın köy boşluğu olduğu ve üzerinde yer yer kayalık ve taşlıkların bulunduğu mahkemece bozmadan önce mahallinde yapılan keşif, uzman bilirkişi raporu ve mahkeme heyetince yapılan müşahadeyle belirlenmiştir. Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulmasından sonra davaya müdahil olarak katılan İbrahim Kuş ve müştereklerinin taşınmaz üzerindeki zilyetliklerinin aralıksız, çekişmesiz ve malik sıfatıyla 20 yılı aşkın süreye ulaştığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; bu kabul tüm dosya kapsamına aykırı bulunmaktadır. Gerek Yargıtay bozma ilamından önce, gerekse bozmadan sonra yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların büyük çoğunluğu taşınmazın köy boşluğu olduğunu, geçmişte güneyde bulunan yolun altındaki tarla ile bütünlük arzettiğini, aradan geçen yolun taşınmazı ikiye böldüğünü, tasarruf edilen arazi bölümünün yolun güneyinde kalan ve kadastro tesbiti sırasında 1, 2 ve 3 numaralı parsel olarak sınırlandırılan taşınmazlar olduğunu, davaya konu taşınmazın bir süre
…/.
SH:2

2006/532-820

köy adına imam tarafından kullanıldığını, bilahare köy muhtarı olan …’un bu yeri muhtarlığından istifadeyle kısa bir süre kullandığını ancak bu kullanmanın kadastro tesbitinden geriye doğru 20 yıla erişmediğini bildirmişlerdir. Bilirkişi ve tanıkların bu yöndeki beyanı uzman ziraat bilirkişisinin arazinin niteliğiyle ilgili raporu ve mahkemece 25.9.1994 tarihli keşif sırasında yapılan gözlem nazara alındığında taşınmaz üzerinde müdahiller yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşmediğinin kabulü zorunlu bulunmaktadır. Hal böyle olunca; davaya konu parselle ilgili olarak taleplerin reddine, taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 16.2.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.