Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/5381 E. 2006/6597 K. 16.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5381
KARAR NO : 2006/6597
KARAR TARİHİ : 16.10.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 107 ada 22 ve 62 parsel sayılı taşınmazlar miktarı belirtilmeksizin, hisse satışı, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle hisseli olarak …, … ve … adına tespit edilmiş; tespitten önce davalı olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Davacılar tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan yüzölçümü düzeltilmesi davası niza konusu taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Yargılama sırasında D.S.İ. Genel Müdürlüğü 22 parsel hakkında kamulaştırmaya dayanarak müdahil olmuştur. Kadastro Mahkemesince çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyasının birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; çekişme konusu 107 ada 62 numaralı parselin 6431.798 metrekare olarak davacılar … , … ve … adına 1/3 hisseler oranında tesciline, 107 ada 22 numaralı parselin 17642.31 metrekare olarak davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … ve … Şanlıtürk vekili, müdahil davacı D.S.İ. Genel Müdürlüğü ve davalı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava ve temyize konu 107 ada 22 ve 62 sayılı parseller üzerinde Hazinenin bir hak ve alakasının bulunmadığının mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi anlatımı ve uzman bilirkişi raporu ile belirlenmiş olmasına göre Hazinenin yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- D.S.İ’nin 22 ve 62 sayılı parsellere ilişkin temyizine gelince;
a) Mahkemece toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillere 62 sayılı parsel hakkında alınmış bir kamulaştırma kararının bulunmamasına ve bu parsel üzerinde davacılar yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiğinin belirlenmiş bulunmasına göre DSİ Genel Müdürlüğü vekilinin 107 ada 62 sayılı parsele ilişkin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
b) Mahkemece 107 ada 22 sayılı parselin kamulaştırma karar ve eki olan harita kapsamında kaldığı ve taşınmazın bedelinin ödendiği kabul edilmek suretiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş isede; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 22 sayılı parselin 17642.31 metrekare miktarında olup, 1378.50
metrekaresinin davacıların dayanağını oluşturan tapu kaydı kapsamında kaldığı, D.S.İ. Genel Müdürlüğü tarafından tapu kaydı miktarı olan 1378.50 metrekarelik kısım için kamulaştırma kararı alınıp, bu bölümün bedelinin davacılara ödendiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Taşınmazın geri kalan bölümünün tarım arazisi niteliğinde bulunduğu ve zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacılar yararına gerçekleştiği mahkemece mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi, tanık anlatımı ve uzman bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. 107 ada 22 sayılı parselin tapu kaydı kapsamı dışında kalan 16.263.81 metrekarelik bölümü için alınmış bir kamulaştırma kararı olmadığı gibi, bedelinin ödenmeside söz konusu değildir. Taşınmazın tamamının kamulaştırılması planlanan arazi içinde kalması, o yerin kamulaştırıldığı anlamı taşımaz. Hal böyle olunca, 22 sayılı parselin kamulaştırılan 1378.50 metrekarelik bölümü ile ilgili davacılar tapusunun iptaline, taşınmazın bu bölümünün ifrazen D.S.İ. Genel Müdürlüğü adına tesciline, D.S.İ. Genel Müdürlüğünün fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekir. Anılan parselin tamamı hakkında kamulaştırma kararı olmadığı, kamulaştırma işlemininde D.S.İ. Genel Müdürlüğü tarafından yapılıp parselle Hazine’nin bir ilgisi bulunmadığı halde parselin Hazine adına tesciline karar verilmesi doğru bulunmamaktadır.
3- Davacı … ve arkadaşları vekilinin 22 sayılı parsele ilişkin temyizine gelince; yukarıda da belirtildiği üzere anılan parselin tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerle bir ilgisinin bulunmadığı, taşınmazın 1378.50 metrekaresinin davacıların dayanağını oluşturan tapu kaydı kapsamında kaldığı, kayıt miktar fazlası üzerinde davacılar yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği, tapu kaydının kapsadığı alanın D.S.İ. Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırılıp, bedelinin ödendiği toplanıp değerlendirilen tüm delillerden anlaşılmaktadır.
Bu durumda tapu kaydının kapsadığı ve D.S.İ. Genel Müdürlüğünce kamulaştırılan bölüm ifrazen D.S.İ. Genel Müdürlüğü, parselin geri kalan bölümününde davacılar adına tesciline karar verilmesi gerekir. Mahkemece dosya kapsamına uymayan değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerdinde bulunduğundan kabulü ile hükmün 2/b ve 3. bentlerde yazılı nedenlerle BOZULMASINA 16.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.