YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5396
KARAR NO : 2006/6494
KARAR TARİHİ : 12.10.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasıda 168 ada 8 parsel sayılı 42766.50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz …’in işgalinde olduğu ancak ham toprak vasfında olup zilyetlikle iktisap şartları yararına oluşmaması nedeniyle davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerle ilgisinin olmadığı, zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacı yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz kadastro tesbiti sırasında davacı …’in tasarrufu altında bulunduğu ancak adı geçen yararına zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşmediği belirtilmek edilmek suretiyle Hazine adına tesbit edilmiş, davacı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve taşınmazın davacı adına tesciline karar verildiği bir diğer ifadeyle tesbite aykırı sonuca vardığı halde tesbit bilirkişilerini dinleyip aykırılığın giderilmesine çalışılmamış, Hazinenin dayanağını oluşturan ve 5 numaralı parsele revizyon gören 18.11.963 tarih 832 numaralı tapu kaydının haritasından da istifadeyle mahalline uygulayıp kapsamını belirlememiş, belirtilen tapu kaydı doğu ve kuzeyde mer’a okuduğu ve eylemli durumda da taşınmazın kuzeyinde kamu orta malı mer’anın bulunduğu ifade edildiği halde taşınmazın mer’a olup olmadığı veya mer’adan elde edilip edilmediği usulüne uygun olarak araştırılmamış, arazinin bulunduğu bölgede 1963 yılında 4753 sayılı Kanun’a göre kurulan Toprak Komisyonunun çalıştığı bildirilmiş olmasına rağmen taşınmaz ve çevresiyle ilgili belirtmelik tutanak ve haritası getirtilip taşınmazın belirtmelikte hangi vasıfta gösterildiği tesbit edilmeden hüküm kurulmuştur. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle taşınmaz ve çevresiyle ilgili belirtmelik tutanak ve haritaları bölgeyle ilgili varsa mer’a tahsis kaydı ve haritası, tüm komşu parsellerin onaylı tutanak sureti ve dayanağını oluşturan (özellikle davaya konu parselin doğu ve kuzeyinde ve
çalışma alanı sınırının ötesinde kalan parsellerin onaylı tutanak sureti ve dayanağı olan belgeler) belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, taraf tanıkları, teknik ve uzman bilirkişiler huzuruyla keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında yerel bilirkişiler yardımı ve teknik bilirkişiler aracılığıyla Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kaydı, belirtmelik tutanağı, varsa mer’a norm kararı ve haritası uygulanıp kapsamı ve belirtmelikteki taşınmazın vasfı saptanmalı, arazi başında dinlenecek yansız yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından arazinin geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amaca uygun olup olmadığı, taşınmazın kamu orta malı niteliğinde mer’a, yaylak, kışlak gibi yerlerden olup olmadığı, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözlerinin gerçeğe uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, uzman ziraat mühendisi veya mühendisler kurulundan taşınmazın niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bu raporun önceki raporla çelişmesi halinde nedeni üzerinde durulup giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 12.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.