YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5401
KARAR NO : 2006/6553
KARAR TARİHİ : 13.10.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 232 ada 165 parsel sayılı 12.586.02 metrekare ve 232 ada 168 parsel sayılı 1.929.16 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 232 ada 165 parsel davacı …, 232 ada 168 parsel davalı … adına tapu nedeniyle tesbit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kendine ait taşınmazın 250 metrekarelik kısmının yanlışlıkla 232 ada 168 parsel içinde tesbit edildiği iddiası ile tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, 168 parsel sayılı taşınmazın Fen Bilirkişisinin 9.11.2005 tarihli raporunda “A” ve “B” harfi ile gösterilen 239.70 metrekarelik kısmının tapusunun iptali ile 165 parsel sayılı taşınmaza ilavesi sureti ile tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davalı adına tesbit edilen 168 sayılı parselin 239.70 metrekarelik kısmının davacının tapusu kapsamında kaldığından bahisle davanın kabulüne ve bu bölümün 165 sayılı parsele ilave edilmek suretiyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli bulunmamaktadır. Davaya konu 232 ada 168 sayılı parsel 7.2.1967 tarih 686 nolu tapu kaydına dayanılak davalı … adına, aynı ada 165 parsel de 1.2.1982 tarih 69 nolu tapu kaydına dayanarak davacı … adına tesbit edilmiştir. Davacı adına tesbit edilen 165 sayılı parselin 250 metrekare eksik olup, bu eksikliğin 168 sayılı parselden tamamlanması talebiyle dava açmış, tescil ilamı ile oluşan yukarıda tarih ve numarası yazılı tapuya dayanmıştır. Tescil ilamında davalı taraf olmadığı için ilam onlar yönünden bağlayıcı değildir. Bu nedenle davacı, taşınmazın davaya konu ettiği bölümün kendisine ait olduğunu diğer delillerle de isbat etmek zorundadır. Taşınmaz üzerinde davalı yararına zilyetlikle mülk edinme şartları gerçekleşmişse; bu yerin davalının taraf olmadığı bir ilama dayanılarak davacı adına tapuya tescil edilmiş olması istisnai haller dışında sonuç doğurmaz. Bu itibarla taraflardan iddia ve savunmaları ile ilgili tüm delilleri sorulup celbedilmeli, tüm komşu parsellerin onaylı tutanak suretleri ile dayanağı olan belgelerle, davacı ile davada taraf olmayan …. arasında cereyan eden Sulh Hukuk Mahkemesinin 1990/169 esas, 1991/63 karar sayılı dosyası getirtilip dosya ikmal
edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada menfaati bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle taraflarca isimleri bildirilen tanıklar ve teknik bilirkişi huzuru ile keşif icra olunmalıdır. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında tarafların dayanağını oluşturan tapu kayıtları, davacı … ile … arasında cereyan eden dava ile ilgili ilam ve eki olan kroki uygulanıp kapsamları belirlenmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın davaya konu bölümünün geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taraflar arasındaki ortak sınırın değişip değişmediği, değişmişse ne zaman değiştiği, değişmemişse davacının taşınmazındaki varsa noksanlığın nereden ileri geldiği, bu eksilmeye davacının tapusunun 249 metrekarelik bölümünün iptali ile bu bölümün … adına tescilinden ileri gelip gelmediği etraflıca sorulup maddi olaylar adayalı olarak açıklattırılmalı, teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmaması isabetsiz olduğu gibi, davalının tanıklarının arazi başında dinlenmesi gerekirken duruşmada dinlenilmesi, davalı yönünden bağlayıcı olmayan tescil ilamı ve tek davacı tanığının maddi olaylara dayalı olmayan beyanına değer verilerek hüküm kurulması davalının dayandığı tapu kaydının haritasının bulunup bulunmadığının araştırılmaması da, usul ve yasaya aykırı temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.