Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/5569 E. 2006/6693 K. 19.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5569
KARAR NO : 2006/6693
KARAR TARİHİ : 19.10.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Çekişmeli taşınmazın mer’a olarak sınırlandırılan 27 parsel sayılı taşınmazın içinde kalıp mer’a bütünlüğünü bozduğu, bu durumda uyuşmazlığın taşınmazın mer’adan elde edilip edilmediği yönünde olduğu, mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın yeterli bulunmadığı mahallinde usulen belirlenecek bilirkişi ve tanıklar huzuru ile yeniden keşif yapılarak taşınmazın kadim mer’a olup olmadığı, davacı taraf yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarında usulen araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parselin hisseleri oranında davacı ve müşterekleri … mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davaya konu taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerle ilgisinin olmadığı ve zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacı yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmaz 27 sayılı kamu orta malı niteliğindeki mer’a ile çevrilidir. Uzman Ziraat Mühendisi 2.06.2006 tarihli raporunda taşınmazın % 15-20 eğime sahip olup, etrafının mer’a ile çevrili bulunduğunu, kısa boylu, otsu bitkilerle kaplı olup, toprağın işlenmeye müsait olmadığını, mer’a bütünlüğünü bozduğunu ve mer’a vasfında olduğunu bildirmiştir. Taşınmazın konumu, toprak ve bitki yapısı, mer’anın bütünlüğünü bozuyor olması nazara alındığında mer’a niteliğinde olduğunun kabulü zorunludur. Her ne kadar bir kısım yerel bilirkişi ve tanıklar taşınmazın davacı tarafça kullanıldığını ve tarım arazisi olduğunu bildirmiş iseler de; kadastro tesbit tutanağına, eylemli duruma, uzman bilirkişi raporuna aykırı düşen bu ifadelere değer verilemez. Hal böyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerekir. Bu nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.