Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/5771 E. 2006/7678 K. 01.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5771
KARAR NO : 2006/7678
KARAR TARİHİ : 01.12.2006

MAHKEMESİ : … 2. İcra Mahkemesi

Ticareti terk etmek suçundan sanıklar … ve …’un 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 44, 337/a ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52. maddeleri gereğince 1.800.00 YTL idari para cezasıyla cezalandırılmalarına dair, … 2. İcra Mahkemesinin 27.12.2005 tarihli ve 2004/1730 esas ve 2005/1699 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, miktar itibarıyla 2000 YTL’nin altında kalan tutarların kesin olduğu düşünülerek yapılan incelemede; 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 44. maddesinde “Ticareti terk eden bir tacir 15 gün içerisinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmeye ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklıların isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunmaya mecburdur” 337/a maddesinde “44. maddeye göre mal beyanında bulunmayan veya beyanında mevcudunu eksik gösteren veya aktifinde yer almış malı veya yerine kaim olan değerini haciz veya iflas sırasında göstermeyen veya beyanından sonra bu malları üzerinde tasarruf eden borçlu, bundan zarar gören alacaklının şikayeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” 347. maddesine göre ise “Bu bapta yer alan fiillerden dolayı şikayet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde bir yıl geçmekle düşer” şeklindeki düzenlemeler karşısında; mahkemenin sanıklar hakkındaki suç tarihini 5.5.2003 olarak kabulüne göre müşteki tarafın şikayet süresinin bu tarihten itibaren 3 ay ve her halde 1 yıl sonra dolacağı, keza şikayet tarihi olan 12.7.2004 tarihinde süresinde yapılmış bir şikayet bulunmadığından açılan davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 13.9.2006 gün ve 41291 sayılı Yazılı Emirlerine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 10.10.2006 gün ve 2006/220138 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanıklar hakkında … 3. İcra Müdürlüğünün 2002/21197 esas sayılı takip dosyası ile takibe geçildiği, alacaklı vekilinin de hazır bulunduğu 5.5.2003 tarihinde yapılan hacizde sanıkların belirtilen adreste bulunmadığı, 6 ay önce adresten ayrıldıklarının anlaşılması karşısında müştekinin fiili öğrenme tarihi 5.5.2003 olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Oysa şikayet tarihi 12.7.2004 olup, 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas kanunu’nun 44. maddesi delaletiyle 337/a ve 347. maddeleri göz önüne alındığında, müştekinin fiili öğrendiği tarihten itibaren İİK’nun 347. maddesinde düzenlenen süreler (… fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl) geçtikten sonra şikayette bulunduğu anlaşılmakla, açılan davanın düşürülmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının Yazılı Emre atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle ve Kanun’a aykırılık halinin giderilmesinin de başkaca hallinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, uygulamada birliğin sağlanması amacıyla … 2. İcra Mahkemesinin 27.12.2005 gün ve 2004/1730 esas ve 2005/1699 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA 1.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.