Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/5792 E. 2006/7754 K. 05.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5792
KARAR NO : 2006/7754
KARAR TARİHİ : 05.12.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 109 ila 129, 202 ila 315, 320 ila 341 ve 343 parsel sayılı taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Davacı tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüyle 249 ila 263, 272 ila 278, 286, 287 sayılı parsellerin tamamı ile 264 ila 270, 279 ila 285 sayılı parsellerin teknik bilirkişi raporunda (a) harfiyle gösterilen bölümlerinin Suriye uyruklu … mirasçıları, bunlar dışında kalan tüm çekişmeli parsel ve taşınmaz bölümlerinin 1/4 payının müdahil … mirasçıları, 3/4 payının ise davalıların murisi olan … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili ile davalılar … ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosya içinde mevcut bilgi ve belgeler ile yerinde yapılan keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi, tanık anlatımları ile fen bilirkişi raporları karşısında, Mahkemece Suriye Uyruklu … mirasçıları adına tesciline karar verilen dava konusu 249 ila 263, 272 ila 278, 286, 287 sayılı parsellerin tamamı ile 264 ila 270, 279 ila 285 sayılı parsellerin teknik bilirkişi raporunda (a) harfiyle gösterilen bölümlerinin, bu kişilerin dayandığı Kasım 1328 tarih 207, 208, 209, 210 sıra numaralı kayıtlardan ifrazen gelen Eylül 1959 tarih 49 sıra numaralı tapu kaydının miktarına göre kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. Tapulu yerlerin zilyetlikle iktisabı da mümkün bulunmamaktadır. Bu ve karar yerinde açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile çekişmeli 249 ila 263, 272 ila 278, 286, 287 sayılı parseller ile çekişmeli 264 ila 270, 279 ila 285 sayılı parsellerin teknik bilirkişi raporunda (a) harfiyle gösterilen bölümlerine ilişkin hükmün ONANMASINA,
2) Dava konusu 109 ila 129 sayılı parsellere, davalılara ait ve Hazine’nin taraf olduğu tescil ilamı ile oluşan 09.12.1959 tarihli tapudan tedavülen gelen tapu kayıtları revizyon görmüştür. Aynı kayıtlar dava dışı 96 ila 108 ve 130 sayılı parsellere de revizyon görmüştür. Dosya içinde mevcut bilgi ve belgeler ile yapılan keşiflerde dinlenen bilirkişi ve tanık beyanları ile teknik bilirkişi raporları karşısında söz konusu tapu kaydının revizyon gördüğü 96 ila 130 sayılı parselleri bütün olarak kapsadığı anlaşılmaktadır. Tescil davasında Hazine taraf olduğuna göre Hazine aleyhine kesin hüküm bulunmaktadır. Bu nedenlerle Hazinenin temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak mahkemece söz konusu parsellerin 1/4 payının …’a ait olduğu kabul edilmiş ise de bu kabul dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Tapu kaydındaki … payının 28.12.1959 tarih 48 numaralı tedavül kaydı ile … çocuklarına devredildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece müdahil …’un talebinin reddi ile tapu kayıtlarında yazılı hisselere göre tescile karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Yukarıda açılanan nedenlerle, Hazinenin 109 ila 129 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddi ve davalılar vekilinin … payına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile 109 ila 129 sayılı parsellere yönelik hükmün BOZULMASINA,
3) Geriye kalan parseller ve taşınmaz bölümlerine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
a) Hükmü temyiz eden davalılar vergi kayıtları ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmışlardır. Dosyada mevcut bilgi ve belgelerle mahallinde yapılan keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi, tanık sözleri ve teknik bilirkişi raporları karşısında söz konusu taşınmazların davacı … Efendi mirasçılarının tutunduğu Eylül 1959 tarih 49 sıra numaralı tapu kaydı ile davalıların tutunduğu 09.12.1959 tarih 20 sıra numaralı tapu kaydının kapsamı dışında kaldığı ancak davalı tarafın zilyetliğinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Ancak, kadastro tesbitleri 1975 yılında yapılmış olup davalı … mirasçılarının tutundukları 09.12.1959 tarih 20 sıra numaralı tapu kaydı, … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 18.09.1957 tarih 1956/239 esas, 1957/145 sayılı kararı gereğince kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tapuya tescil edilmiştir. Tescil kararının verildiği tarih ile kadastro tesbitinin yapıldığı tarih arasında iktisabı sağlar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresi dolmamıştır. Mahkemece 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde yazılı koşulların gerçekleşmemiş olması nedeniyle söz konusu taşınmazların Hazine adına tapuya tesciline karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Bu nedenlerle, davalılar vekilinin bu bölüme ilişkin temyiz itirazlarının reddi ve Hazine’nin temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda 1. ve 2. bentlerde yazılı parseller ve taşınmaz bölümleri dışında kalan taşınmazlara ilişkin hükmün BOZULMASINA, 5.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.