Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/5913 E. 2006/7675 K. 01.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5913
KARAR NO : 2006/7675
KARAR TARİHİ : 01.12.2006

MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ

Nafaka borcunu ödememek suçundan sanık …’nin 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesi gereğince 3 ayı geçmemek üzere tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair, … l. İcra Ceza Mahkemesinin 26.10.2005 tarihli ve 2005/1267-1104 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, … Ağır Ceza Mahkemesinin 17.11.2005 tarihli ve 2005/182 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi,
Dosya kapsamına göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesindeki yaptırım, tazyik hapsi olarak belirlenmiş ise de aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’la değişik 7.maddesi 1.fıkrasında, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi nazara alındığında, 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi 1.fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 06/10/2006 gün ve 45760 sayılı Yazılı Emirlerine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 01/11/2006 gün ve 2006/251300 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, nafaka borcunu ödememek suçu 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344.maddesince on günden üç aya kadar hafif hapis cezası ile müeyyide altına alınmış iken, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun’da Değişiklik Yapılmasına Dair 5358 Kanun’un 7.maddesi ile İİK’nun 344.maddesindeki eylemin yaptırımı üç aya kadar tazyik hapsine dönüştürülmüştür. Öte yandan, suç tarihinden sonra 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’un 3.maddesi ile değişik 7.maddesinin 1.fıkrası ile “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür…….” Tazyik hapsi bir disiplin suçu olup, aynı tarihte yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK’nun 2/1-e maddesinde “kısmi bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan fiil dolayısıyla verilen seçenek yaptırımlara çevirilemeyen, ön ödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olamayan, şartlı salıverme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen, adli sicil kayıtlarına geçirilemeyen hapis” olarak tarif edilmiştir. Bu çerçevede 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi göz önünde tutulduğunda 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi sanığın lehine olduğundan aynı maddenin 1.fıkra 1.cümlesi ve 5326 sayılı Kabahatler Yasası’nın 24. ve 5252 sayılı Yasa’nın 9/3.maddelerine göre müeyyidenin İcra Mahkemesince idari para cezası olarak belirlenmesi gerekir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının yazılı emre atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle ve kanuna aykırılığın giderilmesinin de başkaca çözümünün mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, uygulamada birliğin sağlanması amacıyla … Ağır Ceza Mahkemesinin 17.11.2005 gün ve 2005/182 Müteferrik sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.